Türkiye’de milyonlarca çalışanın alım gücünü ve işverenlerin maliyet yapısını doğrudan etkileyecek olan 2025 yılı asgari ücret belirleme süreci önümüzdeki hafta resmen başlıyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun gerçekleştireceği ilk toplantı öncesinde kulislerde konuşulan rakamlar netleşmeye başlarken, masadaki en güçlü beklentinin 25 bin ile 28 bin Türk Lirası aralığı olduğu belirtiliyor. Bu yılki görüşmeler, sadece belirlenecek ücret tutarıyla değil, pazarlık yöntemindeki stratejik değişiklikle de geçmiş yıllardan ayrışıyor. Edinilen bilgilere göre hükümet, işçi ve işveren tarafının taleplerini dikkate alarak komisyondaki belirleyici rolünü azaltacak ve süreci daha çok tarafların inisiyatifine bırakacak bir ‘teknik gözlemci’ formatına geçiş yapacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜİK temsilcileri, masada sadece ekonomik veri setlerini sunan teknik heyet olarak yer alacak.
Görüşmelerin bir diğer kritik boyutunu ise çalışma hayatındaki yapısal reform hazırlıkları oluşturuyor. Hükümet, işgücüne katılımı artırmak amacıyla esnek ve uzaktan çalışma modellerine yönelik yeni yasal çerçeveler üzerinde çalışıyor. Yaklaşık 12 milyon vatandaşı ilgilendiren düzenleme kapsamında; gençler, engelliler ve eski hükümlülerin istihdama katılımını teşvik edecek kısmi çalışma modelleri geliştirilecek. Ayrıca hızla yaygınlaşan dijital platform çalışanları ve motokuryeler için sosyal güvenlik şemsiyesini genişletecek yasa teklifi de Meclis’e sunulmaya hazırlanıyor. Özellikle uzaktan çalışmada ‘iş kazası’ tanımının muğlaklığını giderecek hukuki düzenlemelerle, evden çalışan personelin ofis çalışanlarıyla eşit iş güvenliği haklarına sahip olması hedefleniyor.




