Türkiye’de 2025 yılı, üniversite öğrencileri açısından ekonomik zorlukların ve barınma krizinin gölgesinde geçti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre sayısı 6 milyon 700 bini aşan yükseköğretim öğrencileri, barınma maliyetlerinden beslenme yetersizliğine kadar derinleşen bir geçim sıkıntısı ile karşı karşıya kaldı. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde kira fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşması, öğrencilerin akademik odaklanmasını engelleyerek ‘nasıl barınacağız’ sorusunu ana gündem maddesi haline getirdi.
Yıl genelinde yapılan piyasa araştırmaları, metropollerdeki kira artışlarının ürkütücü boyutunu ortaya koydu. İstanbul’da öğrenciler tarafından tercih edilen dairelerin kiraları 30 bin lira bandına yaklaşırken, Ankara ve İzmir’de bu rakamlar 25 bin liranın üzerine çıktı. Devlet yurtlarının kapasite yetersizliği nedeniyle özel yurtlara veya kiralık evlere yönelen öğrenciler, asgari ücreti aşan barınma maliyetleri altında ezildi. Özel yurt ücretlerinin büyükşehirlerde aylık 70 bin liraya kadar yükselmesi, dar gelirli aileler için eğitimi sürdürülemez bir noktaya taşıdı.
Eğitim sendikalarının raporlarına ve saha verilerine göre, mevcut KYK burs ve kredileri öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldı. Eğitim-İş Sendikası, 3 bin lira düzeyindeki bursların, bir öğrencinin barınma giderinin ancak yüzde 10 ila 15’ini karşılayabildiğine dikkat çekti. Bu ekonomik tablo, öğrencilerin yaklaşık üçte ikisinin eğitim hayatları devam ederken çalışmak zorunda kalmasına neden oldu. Beslenme giderlerinden tasarruf etmek amacıyla öğün atlayan ve sağlıklı gıdaya erişemeyen öğrencilerin sayısı hızla artarken, fatura ve ulaşım giderleri de bütçelerde büyük gedikler açtı.
Öğrencilerden gelen sahadaki geri bildirimler, krizin yalnızca ekonomik değil, psikolojik ve sosyal boyutlarını da gözler önüne serdi. Sürekli artan kiralar ve gelecek kaygısı nedeniyle birçok öğrenci, akademik başarı ile geçim mücadelesi arasında sıkışıp kaldı. Ekonomik nedenlerle üniversite kaydını donduran veya okulu bırakanların sayısındaki artış, 2025 yılının gençler için eğitimin ‘bir lüks’ haline geldiği zorlu bir dönem olarak hafızalara kazınmasına neden oldu.




