SOL Parti, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi duruma ve geleceğe dair perspektifini içeren yeni tutum belgesini Ankara’da düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.
Dün Ankara’da TMMOB Makine Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, SOL Parti kurmayları “Türkiye’nin çıkış ve değişim yolu” başlıklı siyaset belgesini tanıttı. Toplantı, partinin yeni dönem sloganı olan “Fırtına bizi çağrıyor” mottosuyla yapıldı.
Toplantının yapıldığı salona asılan pankart, geçtiğimiz günlerde İstanbul Sefaköy’de yaşanan ve üç SOL Partili gencin ev hapsi cezası almasına neden olan olaya gönderme niteliğindeydi. Salonda, söz konusu gençlerin astığı “Emperyalizme, şeriata ve faşizme karşı laik ve demokratik Türkiye için bir arada mücadele” yazılı pankart yer aldı.
“Karanlığı Halkın Birleşik Mücadelesiyle Aşabiliriz”
Toplantının açılış konuşmasını SOL Parti MYK üyesi Göksu Cengiz gerçekleştirdi. Cengiz, karanlığı yıkacaklarına olan inançlarını vurgulayerek, “2025 yılı bölgemiz adına yoğun bir emperyalist saldırganlığı şahit olduğumuz ve ülkesini bu emperyalist saldırganlığa teslim ederek ancak iktidarını sürdürebilen tek adam rejiminin bizi hapsetmeye çalıştığı büyük bir gerici karanlıkla geçti” dedi. Bu sürecin aynı zamanda Türkiye’nin hapsedilemeyeceğini gösteren ve halk kitlelerinin direnişle buluştuğu bir yıl olduğunu belirten Cengiz, şu ifadeleri kullandı:
“Bu geri karanlığı, ancak halkın birleşik mücadelesiyle aşabiliriz. Elimizden alınanları geri isteyen halkın yeniden siyaset arenasına geri dönmesi vesilesiyle ancak bu karanlıktan çıkabiliriz. Bunu örgütlemek zorundayız ve bunun için yola koyulduk ve geçen aylar, geçen günler bize bunun ne kadar haklı olduğunu gösterdi.”
İmamoğlu sürecine de değinen Cengiz, “İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından halk tekrar sesini yükseltti ve siyasete dahil oldu. Gerçekten birleşik bir mücadele istiyorsak bu rejimin bizden aldıklarını geri kazanacak bir mücadele hattının örgütlenmesi lazım. Şeriat ve faşizme karşı laik ve devrimci demokratik cumhuriyeti kurmak için yürüyen milyonlarız ve bu karanlığa teslim olmayacağız” diye konuştu.
Rejim Eleştirisi ve Tarihsel Sorumluluk
Göksu Cengiz’in ardından kürsüye gelen Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul, partinin “Çıkış yolu ve değişim” programının detaylarını paylaştı. Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu belirten Tombul, mevcut rejimi şu sözlerle tarif etti:
“Bugünün Türkiye’sini tarif etmemiz gerek. 100 yıl önce emperyalist işgale karşı kurulan Cumhuriyet; 1947’de ABD’yle yapılan anlaşmalarla başlayan ve sonra 1950, 1990’lı yıllarla birlikte İsrail’in güvenliğini teminat altına almak isteyen Orta Doğu’nun arkasında ABD, önünde AKP ve MHP olan siyasal İslamcı tek adam rejiminden bahsediyoruz.”
Rejimin halk desteğini kaybettiğini ve toplumun en az yüzde 60’ının bu yönetimin gitmesini istediğini savunan Tombul, “Bu rejim, Türkiye’yi çürümeye ve çözülmeye götürdü. Bu rejim Cumhuriyet’in en önemli ilerici kazanımları olan laiklik, bağımsızlık fikri ve demokrasiyi tasfiye etti. Şimdi esas mücadeleyi ortaklaştırmamız bir tarihsel sorumluluk. Bu tarihsel sorumluluğu, hepimizin muhalefet eden kesimleri yerine getireceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Laiklik Emekçilerin ve Ezilenlerin Yaşam Sigortasıdır”
Partinin laiklik politikalarına dair görüşlerini ise SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer aktardı. Şeriatın fiili olarak devlete işlendiğinin dikte edilmeye çalışıldığını belirten Başer, parti üyelerine verilen ev hapsi cezalarını eleştirdi. Başer, “Arkadaşlarımıza ev hapsi vermek, laikliği hapsetmek demektir. Laiklik kazanılmadan, demokratik dönüşüm asla ve asla sağlanamaz” dedi.
Laikliğin önemine dikkat çeken Başer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Laiklik bugün sokak ortasında katledilen kadınların, eve hapsedilmek istenen kadınların, kız çocuklarının ve yok sayılmak istenen LGBT artı bireylerinin, emekçilerin, ezilenlerin, üreticilerin yaşam sigortasıdır. Laikliği kazanma mücadelesini hep birlikte büyüteceğiz. Yeni bir siyasal rejim kurulacaksa, bugün toplumsal yaşamı ve devletin her kademesini ele geçirmiş olan tarikat ve cemaatlerin tüm toplumsal düzeylere müdahalesi engellenerek gerçek bir laiklik inşa edilebilir.”
Muhalefeti Birleştirecek Güç Vurgusu
Toplantıda söz alan bir diğer isim olan Parti Sözcüsü Önder İşleyen ise muhalefetin birleşmesi gerektiğine vurgu yaptı. İşleyen, “Bütün muhalefet hareketini birleştirecek, onun içerisindeki parçalanma ve dağınıklıkları ortadan kaldıracak birleşik gücü yaratmak zorundayız. Bugün başlayan yürüyüşümüz esas olarak bunun içindir. Biz ülkenin her yanında burada da yazdığı gibi emperyalizme karşı laiklik, demokrasi ve bağımsızlık için her yerde birlikte mücadeleyi örgütlemek için çalışacağız” diyerek sözlerini tamamladı.




