Isparta’nın bereketli topraklarında binbir emekle yetiştirilen elmalar, maalesef bu yıl üreticisinin yüzünü tam anlamıyla güldüremedi. Geçtiğimiz sezondan elde kalan yaklaşık 50 bin ton elma, soğuk hava depolarında adeta zamanla yarışıyor. Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk’un vurguladığı gibi, bu durum kesinlikle bir stokçuluk fırsatçılığı değil; aksine ürününü değerinde satamayan çiftçinin mecburi bekleyişidir. Üstelik bu bekleyişin sonuna yaklaşılmış durumda. Sadece bir aylık kritik bir süre kaldı. Eğer bu elmalar sofralarımıza, okullarımıza veya askeri birliklerimize ulaşamazsa, çaresizce meyve suyu fabrikalarının yolunu tutacak ve çiftçinin bir yıllık alın teri büyük ölçüde zayi olacak. Bu yıl yaşanan zirai don olayları zaten üreticiyi ekonomik olarak epey yıprattı. Önümüzdeki sezon için 1 milyon 250 bin tonluk bir rekolte bekleniyor ancak geçmişin yükü hâlâ depolarda duruyor. Şu an kilogram fiyatı kalitesine göre 40 ila 50 lira bandında değişen bu milli servetin heba olmaması için acil adımlar atılmalı. Toplu tüketim alanlarında, yemekhanelerde ve kurumlarda yerli elmamıza yer açılması, sadece Isparta çiftçisine değil, gübreden ilaca, işçiden lojistiğe kadar tarıma dayalı tüm yerel ekonomiye can suyu olacaktır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği düzeyinde de Ankara şehrinde çözümler aranan bu mesele, aslında hepimizin sahip çıkması gereken bir yerel değer sorunudur. Elmamıza sahip çıkalım ki, tarladaki üretim şevki hiç sönmesin.




