Siyasette söylenen sözler ile sahada atılan adımlar arasındaki uçurum bazen öylesine derinleşiyor ki, seçmen ve parti tabanı şaşkınlığını gizleyemiyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun son açıklamaları tam da böyle bir tartışmanın fitilini ateşledi. Cumhuriyet Halk Partisi içindeki gelişmelere dair konuşan Dervişoğlu, Özgür Özel yönetimine arka çıkıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu kastederek, gücünü milletin iradesinden almayan bir genel başkanı asla siyasi muhatap olarak görmeyeceğini vurguladı. Demokrasi ve sandık iradesi üzerine kurulan bu iddialı cümleler, Ankara kulislerinde yankılanırken asıl sarsıntı Isparta siyasetinde yaşandı. Neden mi? Çünkü İYİ Parti Isparta teşkilatının yakın geçmişine baktığımızda tablonun bambaşka olduğunu görüyoruz. Hatırlayacağınız üzere, bölgedeki delegelerin helal oylarıyla seçilmiş olan İbrahim Tekeli, bizzat parti genel merkezi tarafından sürpriz bir kararla görevden el çektirilmişti. Tekeli’nin yerine ise atama usulüyle İsa Yalçın getirilmişti. Şimdi Isparta sokaklarında ve parti tabanında haklı olarak şu soru yankılanıyor: Kendi teşkilatında delegenin hür iradesini yok sayarak atama yapan bir liderin, başka bir parti üzerinden ‘gücünü milletten almak’ nutukları atması büyük bir yaman çelişki değil midir? Ispartalı partililer, kendilerine reva görülen bu anti-demokratik uygulamayı unutmadıklarını belirterek, genel merkezin söylem ve eylem tutarsızlığına karşı ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyor.



