Süleyman Demirel Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Şakir Şahin’in son uyarıları, Isparta ve çevresinde yaşayan herkesi derinden düşündürmeli. Son dönemde yağışlar bir miktar artmış gibi görünse de, asıl tehlike kapıda bekliyor. İklim değişikliği ve kontrolsüz tüketim, yeraltı sularımızı adeta sömürüyor. Özellikle tarım ve sanayide açılan sayısız kaçak kuyu, suyun plansızca çekilmesine yol açarak geleceğimizi ipotek altına alıyor. Uzmanların yıllardır dile getirdiği gibi, Akdeniz Havzası ve bilhassa Isparta, Burdur, Antalya üçgenini kapsayan Göller Bölgesi, kuraklık krizinin tam merkezinde yer alıyor. Prof. Dr. Şahin, meselenin sadece yağmurun yağıp yağmamasıyla ilgili olmadığını, aynı zamanda çarpık kentleşmenin de faturayı ağırlaştırdığını vurguluyor. Eskiden eski terminal ile üniversite güzergahında şırıl şırıl akan altı dere yatağından bugün sadece birinin hayatta kalması, betonlaşma uğruna doğaya nasıl ihanet ettiğimizin en acı kanıtı. Üstü kapatılan bu dere yatakları yüzünden en ufak bir aşırı yağışta sokaklarımız göle dönüyor, sel felaketleri kaçınılmaz hale geliyor. Çözüm ise çok net: Şehir planlamasında yağmur suyu hasadı zorunlu kılınmalı ve su toplama havzaları acilen rehabilite edilmeli. Henüz musluklarımızdan akan su tamamen kesilmiş değil, yani mutlak bir su kıtlığı tablosundan bahsetmek için belki biraz vaktimiz var. Ancak mevcut vurdumduymazlık devam ederse, çok yakın bir gelecekte ciddi sorunlarla yüzleşebiliriz. Doğal su sistemlerini korumak ve akılcı bir su yönetimi benimsemek, artık hayatta kalma meselesidir.
Isparta’nın Geleceği Kuruyor: Kaçak Kuyular ve İklim Tehdidi
0
Paylaş




