Isparta’nın tozlu tarih sayfalarını araladığımızda, bazen kendi geçmişimizi bizden uzakta olanlardan öğrenmek gibi garip bir cilveyle karşılaşıyoruz. 1924 yılında bu topraklardan göç etmek zorunda kalan Isparta Rumları, bin yıllık şehrimizin mahalle kültürünü, ticaretini ve acı tatlı anılarını defterlerine ilmek ilmek işlemiş. Geçtiğimiz dönemlerde Yunanistan’dan gelen Rum torunlarının Isparta Belediye Başkanı’na hediye ettiği anı kitapları, tam da bu unutulmuş detayları gün yüzüne çıkarıyor. Bu kıymetli hatıratlarda en çok dikkat çeken isimlerden biri, şüphesiz Arapzade Mehmet Şevki Efendi. Sadece İkinci Meşrutiyet döneminin aydın bir siyasetçisi değil, aynı zamanda Isparta’ya çağdaş eğitimi, ilk matbaayı ve okuma salonlarını kazandıran vizyoner bir halk kahramanı. Hatta kaleme aldığı ‘Dalkavukluğun İslamiyet’te Yeri Yoktur’ adlı eseri, yıllar sonra Çankaya sofralarında Mustafa Kemal Atatürk’ün bile takdirini kazanmış bir şaheserdir. Fakat Şevki Efendi’nin asıl efsanesi 4 Ekim 1914’te yaşanan büyük Isparta depremi sırasında yazılıyor. Şehrin karanlığa ve enkaza gömüldüğü o günlerde, kendi maaşını afetzedelere bağışlamakla kalmamış; İstanbul’dan Alanya limanı aracılığıyla getirttiği balina yağlı yüzlerce bakır fenerle sokakları aydınlatmıştır. Çevre ilçeler olan Eğirdir, Bucak, Dinar ve Akşehir’den deve kervanlarıyla taşıttığı ekmeklerle haftalarca halkı doyurması, onun nasıl bir dayanışma ruhuna sahip olduğunu gösteriyor. Vefat ettiğinde Kavaklı Camii avlusunda toprağa verilen bu büyük insanın cenazesi, Müslüman, Rum ve Ermeni cemaatlerinin gözyaşlarıyla birleştiği benzersiz bir veda anı olarak hafızalara kazınmış. Bugün bu anıları okurken, şehrimizin çok kültürlü ve dayanışmacı geçmişine bir kez daha saygı duyuyoruz.
1914 Depreminde Isparta’yı Aydınlatan Kahraman: Şevki Efendi
0
Paylaş




