2025 yılı sona ererken, Türkiye ekonomisindeki dalgalanmaların faturası en ağır şekilde sabit gelirli vatandaşlara yansıdı. Yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında alım gücü ciddi oranda düşen işçi ve emekliler, yılın en çok ekonomik kayıp yaşayan kesimi oldu. Yapılan ekonomik analizlere göre, işçilerin sadece yılın ilk dokuz ayında yaşadığı toplam reel gelir kaybı 1.2 trilyon Türk Lirası seviyesini aştı. Bu durum, hane halkı bütçelerinde derin açıklar oluştururken, çalışan kesimin refah seviyesinde belirgin bir gerilemeye işaret etti. Öte yandan, emeklilerin durumu da uzun vadeli verilere çarpıcı bir şekilde yansıdı. Emekli aylıklarının gayrisafi yurt içi hasıladan (GSYH) aldığı pay, son yirmi yılda dramatik bir düşüş gösterdi. İstatistiklere göre, 2002 yılında ortalama emekli aylığının kişi başına düşen GSYH’ye oranı yüzde 46.4 seviyesindeyken, bu oran 2025 yılı itibarıyla yaklaşık yüzde 29’a kadar geriledi. Bu veriler, ekonomik büyümeden emekçilerin ve emeklilerin aldığı payın giderek azaldığını ve gelir adaletsizliğinin derinleştiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor.




