Isparta-IspartaGuncel.Com Tarih boyunca milletler zor zamanlarda birleşir. Ancak Isparta’nın Milli Mücadele tarihi, birleşmenin de ötesinde, eşine az rastlanır bir “vatanseverlik rekabetine” sahne olmuştur. Bu şehir, düşmanın karşısına sadece bir değil, iki farklı gönüllü alayla çıkma onuruna erişmiştir.
Yazı dizimizin ilk bölümünde Hafız İbrahim’in “Demir” iradesini anlatmıştık. Bugün ise o demirin yanına, ateşte dövülmüş, daha sert, daha profesyonel bir gücü, Binbaşı Hüseyin Hüsnü (Özdamar) Bey’i ve onun **”Çelikalay”**ını koyacağız.
Mektepli Bir Komutan: Hüseyin Hüsnü Bey
Hafız İbrahim Bey, halkı örgütleyen müthiş bir sivil lider ve din adamıydı. Hüseyin Hüsnü Bey ise işin “askeri” tarafıydı, “mektepli”siydi.
Balkan Savaşları’nın ve I. Dünya Savaşı’nın cephelerinde pişmiş, barut kokusunu bilen, disiplinli bir Osmanlı subayıydı. Binbaşı rütbesiyle Isparta Askerlik Şubesi Başkanı olarak görev yapıyordu. Mondros Ateşkesi ile ordunun terhis edilmesi emri geldiğinde, bir asker için en acı görevi yapmak zorunda kaldı; silahları toplamak. Ancak o silahların depolarda çürümesine gönlü razı olmadı. O silahlar bir gün mutlaka lazım olacaktı.
“Demir”e Karşı “Çelik”: Rekabetten Doğan Güç
Isparta’da o dönem İttihatçılar ve İtilafçılar arasında ciddi siyasi çekişmeler vardı. Hafız İbrahim bir kanadı temsil ederken, Hüseyin Hüsnü Bey ve çevresi diğer kanada yakındı.
Hafız İbrahim’in “Demiralay”ı kurması şehirde büyük yankı uyandırdı. Bu durum karşısında Hüseyin Hüsnü Bey ve arkadaşları boş duramazdı. Hatta rivayet odur ki; “Onlar demirse, biz daha sağlamız, çeliğiz” diyerek kurdukları birliğe “Çelikalay” adını verdiler.
Bugün baktığımızda bu durum tuhaf görünebilir. Ancak o günün şartlarında bu siyasi rekabet, “Vatan için kim daha fazlasını yapacak?” yarışına dönüştü. Konu bağımsızlık olunca, tüm siyasi ayrılıklar teferruat olarak kaldı. Demiralay ve Çelikalay, Isparta’nın iki kolu gibi hareket etti.
Yörüklerin Çelik Disiplini
Çelikalay’ın yapısı Demiralay’dan biraz farklıydı. Hüseyin Hüsnü Bey, askeri tecrübesiyle daha nizami bir birlik kurmayı hedefledi. Özellikle Burdur, Keçiborlu ve Dinar civarındaki Yörük aşiretleri, dağları avucunun içi gibi bilen zeybekler Çelikalay’ın belkemiğini oluşturdu.
Bu insanlar zaten doğuştan savaşçıydı. Hüseyin Hüsnü Bey, bu dağınık ve başına buyruk enerjiyi, askeri disiplin potasında eritti. Ortaya, Yunan askerinin korkulu rüyası olan, hem gerilla savaşı yapabilen hem de düzenli ordu gibi hareket edebilen “çelik” gibi bir birlik çıktı.
Cephelerin Aranan Gücü
Çelikalay, Isparta’da kuruldu ama namı Ege’ye yayıldı. Sadece Isparta sınırlarını korumakla yetinmediler. Nerede bir gedik açılsa oraya koştular.
Denizli, Sarayköy, Buldan ve Menderes cephelerinde Yunan ilerleyişini durduran en kritik muharebelerde Çelikalay’ın imzası vardır. Düzenli ordu henüz kurulma aşamasındayken, Yunanlıların Anadolu içlerine rahatça ilerlemesini engelleyen, onlara ağır kayıplar verdiren bu kahramanlardır. Nazilli cephesinde Demiralay ile omuz omuza çarpışarak, o muhteşem “Demir-Çelik” ittifakını sahada gösterdiler.
Sonsuzluğa Uzanan Miras
Binbaşı Hüseyin Hüsnü Özdamar, bu büyük hizmetlerinin ardından TBMM’de Isparta milletvekili olarak da görev yaptı. Soyadı Kanunu çıktığında, özbeöz bu toprakların evladı olduğunu vurgularcasına “Özdamar” soyadını aldı.
Bugün Isparta, bağrından çıkardığı bu iki alayla ne kadar gurur duysa azdır. Biri inancın demiri, diğeri disiplinin çeliği… İkisi de bu vatanın mayasıdır. Hüseyin Hüsnü Bey ve aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun.
Kutu Bilgi: Hüseyin Hüsnü Özdamar Kimdir?
- Doğum: 1875, Isparta
- Ölüm: 1963
- Görevi: Osmanlı Ordusu Binbaşısı, Çelikalay Komutanı, TBMM II. ve III. Dönem Isparta Milletvekili.
- Önemi: Askeri kökenli bir lider olarak gönüllü birliklere (Kuvayi Milliye) nizam ve disiplin getirmiş, düzenli orduya geçişi kolaylaştırmıştır.
Yazar Notu: Yazı dizimizin son bölümünde, Isparta’nın manevi direnişinin sembolü olan ulemayı ve onların psikolojik harp taktiklerini ele alacağız.




