Yıl 1874… Isparta sokaklarında yankılanan yüzlerce devenin çığlığı ve açlıkla burun buruna gelmiş bir halkın haklı isyanı. Çoğumuz bilmeyiz ama şehrimiz o dönemde kısa bir süreliğine eyalet başkenti olmuş, ardından bu statüsünü kaybedince büyük bir zahire krizi patlak vermişti. Yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan Hacılar ve Gelendost köylerinin Yörük-Türkmen devecileri, tarihe Devecilerin Baskını olarak geçecek unutulmaz bir direnişin fitilini ateşledi. Peki olay nasıl bu noktaya geldi? Antalya üzerinden zar zor temin edilen tahılları taşımak için bekleyen 600 ticari deve, dönemin ilgisiz ve keyfine düşkün valisi Emin Muhlis Paşa tarafından haksızca kışla ahırlarına hapsedilmişti. Halk ekmek derdindeyken vali paşa sefa sürüyor, develeri buğday taşımak yerine Ankara istikametine göndermeyi planlıyordu. Sorunu çözmek için makamına giden heyeti tersleyen vali kendi sonunu da hazırlamıştı. Sabrı taşan Ispartalılar, hükümet konağına dayanıp ahırlardaki develeri sokağa saldı. Daracık mahalle araları bir anda 600 devenin işgaline uğradı, hayat durdu. Korkuya kapılan vali çareyi önce postaneye, ardından rüştiye mektebine kaçmakta buldu. İzmir üzerinden çağrılan askerlerle bastırılan bu kaosun sonunda 48 kişi ceza alırken, liyakatsiz vali görevden el çektirildi. Bugün geçmişe dönüp baktığımızda, halkın sesine kulak tıkayan yöneticilerin nasıl trajikomik ve ibretlik sonlar yaşadığını net görebiliyoruz.




