Isparta’nın yerel gündeminde son günlerde ilginç bir kalem kavgası yaşanıyor. Bazı isimlerin, kişisel menfaatleri veya birilerinin yönlendirmesiyle şehrimize yapılan devasa hizmetleri görmezden gelmesi, vicdan sahibi her vatandaşı rahatsız ediyor. Şairin de dediği gibi, terazisi bozulan ruhların doğru tartması beklenemez. Görünen köy kılavuz istemez; Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in Isparta için hayata geçirdiği projeler ortadayken, bazı çevrelerin bu gerçeklere kasıtlı olarak kör ve sağır kalması oldukça düşündürücü. Şehri ziyaret eden bakanların bile Türkiye’ye örnek gösterdiği ‘Gönül Belediyeciliği’ anlayışını yok saymak, sadece siyasi bir körlük değil, aynı zamanda Isparta halkına yapılmış bir haksızlıktır. Bugün şehre baktığımızda; turizm ve sanayi hamlelerinden TOKİ konutlarına, eğitim ve sağlık yatırımlarından kentsel dönüşüme kadar pek çok alanda ciddi adımlar atıldığını görüyoruz. Yılan hikayesine dönen ve otuz yıldır bitirilemeyen alışveriş merkezinin tamamlanması, dünya çapında ses getiren koku müzesi Misparta projesi ve istihdamı artıran yenilikler, bu şehrin çehresini değiştiren somut adımlardır. Hal böyleyken, sadece eleştirmek adına, kalemini başkalarının beklentilerine göre şekillendirenlere tek bir tavsiyemiz var: Artık haksızlık etmekten vazgeçin ve hakkı teslim edin. Gerçek bir yazar, taraflı söylemlerle değil, şehre katılan değerleri dürüstçe yazarak kalıcı bir iz bırakır. Gelenin keyfi için geçmişe veya yapılan güzel işlere sırt çevirmek, kamuoyunda sadece boş bir yankı uyandırır. Baki kalan, bu kubbede hoş bir sadâ bırakmaktır; çarpıtılmış sözler değil. Isparta halkı, kimin hizmet ettiğini, kimin ise sadece gölge etmeye çalıştığını çok iyi biliyor.




