Beşiktaş cephesinde transferden sorumlu yetkililerin, takıma katkı sağlayacak nitelikte bir oyuncuyu kadroya katamayacakları artık netleşmiş durumda. Gelinen bu noktada yeni bir transfer yapmanın da mantıklı bir izahı kalmadı. Çünkü büyük ihtimalle alınacak isimler, takımdan gönderilenlerden daha kaliteli olmayacak.
“Panik Transferi” ve Mali Zarar
Yeni gelecek oyuncuların takıma uyum sağlaması belirli bir zaman dilimini gerektirecektir. Bu adaptasyon süreci, yeni transferlerin performansının düşük kalmasına yol açacak ve bilindik olumsuz eleştirilerin fitilini tekrar ateşleyecektir. Yönetim kanadı her ne kadar “Panik transferi yapmayacağız” şeklinde iyi niyetli bir söylemde bulunsa da, taraftar protestosundan çekinerek yine acil transfer arayışında oldukları, ancak bunu başaramadıkları görülüyor. Sonuç olarak, bu aşamada kim alınırsa alınsın, yapılan hamle bir panik transferine dönüşecektir. Bu durum sadece milyonlarca Avro’nun kaybedilmesine değil, aynı zamanda ilk fırsatta bu yeni gelenlerden de kurtulmaya çalışılmasına neden olacaktır.
Yönetim ve Sergen Yalçın Faktörü
Ortada büyük bir çıkmaz bulunuyor ve bu durumu bir bakıma Beşiktaş yönetimi ile Sergen Yalçın yarattı. Mevcut kadroyu o kadar değersizleştirdiler ki, sonrasında “Gitmek isteyeni tutamayız” demek durumu kurtarmaya yetmiyor. Futbolcular arasındaki maaş dengesizlikleri, bunun yarattığı huzursuzluklar ve sezon ortasında yapılan kaptanlık değişimleri gibi konular, sorunun sadece bir parçası.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Beşiktaş’ın bu sezon Avrupa kupalarına katılması vazgeçilmez bir hedef olarak duruyor. Ancak bunun için daha iyi bir oyuna ve daha iyi bir kadroya ihtiyaç var. Yönetim, eldeki oyuncuları beğenmeyip ya da takımda tutamayıp mevcut yapıyı darmadağın etmenin sıkıntılarını yaşıyor. Merkez medya ve sosyal medyadan gelen “Bu takıma çok sayıda transfer lazım” baskılarını göğüsleyememenin bedeli ödeniyor.
Kadro Mühendisliği ve Geçmişle Kıyaslama
Gaza gelinerek bozulan kadronun sonucu ortada. Şimdi bu yarısı gitmiş kadro ile sezon sonunun nasıl getirileceği büyük bir soru işareti. Beşiktaş her açıdan bir çıkmazın içine sürüklenmiş vaziyette. Şu isimlerin kadroda var olduğunu bir düşünün: Fernandes, Rafa, Masuaku, Svensson, Mert, Abraham, Demir Ege, Tayfur Bingöl ve hatta Muçi. Eğer bu isimler korunsaydı Beşiktaş şu an bulunduğu noktada mı olurdu?
Sezon başındaki Eyüp maçı ile son oynanan Eyüp maçını karşılaştırarak aradaki farkı görmek mümkün. Ayrıca medyanın o dönemde Solskjaer‘i nasıl eleştiri yağmuruna tuttuğunu da hatırlamakta fayda var.
İtibar Kaybı ve Kısır Döngü
Ne yazık ki çareyi sürekli oyuncu göndermekte arıyoruz. Sistem tamamen aynı kapıya çıkmak üzerine kurulu: transfer, transfer, transfer… Çarklar bizde maalesef böyle dönüyor. Olan ise kulüplerimizin kasasına ve çok daha önemlisi itibarına oluyor. İşte Beşiktaş’ın şu anki itibar tablosu; artık kimse Beşiktaş’ta kalmak da istemiyor, gelmek de istemiyor.




