Son dönemde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) cephesinden yargı süreçleri, gizli tanık uygulamaları ve tutuksuz yargılamalara dair gelen mesajlar siyaset gündemini hareketlendirdi. Özellikle yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in MHP yönetimiyle yaptığı görüşmenin ardından, iki parti arasında bir ‘yakınlaşma’ olup olmadığı sorusu tartışılmaya başlandı. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurmayları, bu iddialara net bir dille yanıt vererek MHP ile herhangi bir pazarlık veya beklenti içerisinde olmadıklarını vurguladı. Parti kaynakları, MHP’nin söylemleri ile meclisteki oylamalardaki tutumları arasında çelişki bulunduğuna işaret ederek, yargılamaların şeffaflığına dair verilen ret oylarını hatırlattı.
CHP yetkilileri, meclis komisyonundaki varlıklarının sebebinin tutuklu belediye başkanları için bir ayrıcalık talep etmek değil, hukuk devletinin gerekliliklerini savunmak olduğunu belirtiyor. MHP’den gelen açıklamaların hukukun olağan akışına dair tespitler olduğunu savunan CHP’liler, bu durumun partiler arası bir işbirliği zemini yaratmadığını ifade etti. Adaletin olmadığı yerde toplumsal barışın sağlanamayacağını dile getiren parti kurmayları, sürecin başından beri savundukları ilkelerden taviz vermeyeceklerinin altını çizdi.
Bu çerçevede CHP, Türkiye’nin demokratikleşmesi hedefiyle hazırladığı 29 maddelik öneri paketini güncelleyerek komisyona sunmaya hazırlanıyor. Parti sözcüleri, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması, adil yargılanma hakkının tesis edilmesi ve muhaliflere yönelik ‘düşman hukuku’ uygulamalarının son bulması gerektiğini savunuyor. CHP, çözümün ancak evrensel hukuk normlarına tam riayetle mümkün olacağı görüşünü koruyor.




