Isparta’nın ekonomik geleceği üzerinde kara bulutlar dolaşıyor demek abartı olmaz; özellikle de sanayi yatırımları söz konusu olduğunda. Şehrin ticaret ve sanayi vizyonuna talip olan ITSO Başkan Adayı Yunus Karabulut’un Karma OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Marulcu’yu ziyareti, aslında hepimizin bildiği ama yüksek sesle dile getirmekte geç kaldığı bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı: Karacaören Özel Hükümleri. Peki nedir bu hükümler? 2017 yılında yürürlüğe giren ve Karacaören 1 ve 2 Baraj Gölleri’ni korumayı amaçlayan bu kurallar silsilesinin 100. maddesi, maalesef Isparta sanayisinin ayağına vurulmuş bir pranga işlevi görüyor. Öyle ki, metal işlemeden tekstil boyamaya, kağıt üretiminden akü fabrikalarına kadar pek çok katma değerli sektöre ‘Burada üretim yapamazsın’ deniliyor. Gerekçe olarak atıksu ve çevre hassasiyeti gösterilse de, yanı başımızdaki Burdur Havzası’nda benzer kısıtlamaların olmaması, yatırımcıyı komşu illere kaçırıyor. Şehrimiz hem istihdamdan hem de ekonomik büyümeden mahrum kalıyor. Çevre elbette kırmızı çizgimiz olmalı. Ancak günümüzün ileri biyolojik arıtma teknolojileri ve çevre dostu üretim modelleriyle hem doğayı korumak hem de fabrikaların bacasını tüttürmek gayet mümkün. Karabulut’un da altını çizdiği gibi, 2027 yılı bu kısıtlamaların revize edilmesi için tarihi bir dönemeç. Şimdiden şehrin tüm dinamikleri, siyasileri ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek güçlü bir lobi oluşturmalı. Aksi takdirde, sahadaki sanayicinin dertlerini dinlemekle kalır, kaçan yatırımların ardından sadece bakakalırız. Isparta’nın rekabet gücünü yeniden kazanması için bu değişime acilen ihtiyacı var.
Isparta Sanayisine Karacaören Prangası: Karabulut’tan Çözüm Çağrısı






