Isparta’nın yeşil-pembe renkleri, sadece sahada top koşturan on bir oyuncuyu değil, koskoca bir şehrin ruhunu ve aidiyetini temsil ediyor. Son günlerde kulisleri hareketlendiren ve hepimizin yüzünü güldüren o kritik gelişme, aslında şehrin kenetlenmesi için tarihi bir fırsat sundu. Bilindiği üzere, sezon başında görevini bırakan Gültekin Özdemir, Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’in yoğun çabaları ve birleştirici vizyonu sayesinde yeniden dümene geçmeye hazırlanıyor. Yaklaşan kongre öncesinde sağlanan bu mutabakat, sadece bir yönetim değişikliği değil; küskünlükleri rafa kaldıran bir “şehrin takımına sahip çıkma” hamlesidir. Spor kulübü yönetmek, hele ki günümüzün zorlu ekonomik şartlarında, kelimenin tam anlamıyla ateşten gömlek giymektir. Şükrü Başkan’ın masayı kurup tarafları bir araya getirmesi ne kadar kıymetliyse, Gültekin Özdemir’in de bu ağır mali ve manevi yükü tekrar omuzlamayı kabul etmesi o kadar takdire şayandır. Artık tribünden, sosyal medyadan veya kahve köşelerinden eleştiri okları fırlatma dönemi bitmiştir. İş dünyasından esnafa, sivil toplum kuruluşlarından sade vatandaşa kadar tüm Isparta halkının bu taşın altına elini koyma vakti gelmiştir. Kulübü sadece birkaç yöneticinin sırtına yükleyip, tökezlediklerinde onları yermek bu şehre yakışmaz. Kombine alarak, sponsorluk üslenerek veya en azından tribünde omuz omuza durarak Isparta32spor’un etrafında etten bir duvar örmeliyiz. Gün, dedikodu değil, yeşil-pembe sevdaya can suyu olma günüdür.
Isparta32spor İçin Tarihi Adım: Eleştiriyi Bırak, Takımına Sahip Çık



