Dünya gül yağı ihtiyacının tam yüzde 65’ini tek başına karşılayan gurur kaynağımız Isparta’da beklediğimiz mis kokulu gül hasadı sezonu nihayet geldi çattı. Geçtiğimiz yıl hepimizi üzen o amansız zirai don felaketi yüzünden rekoltemiz 9 bin tonlarda kalmış, boynumuz bükük kalmıştı. Ancak bu yıl yüzler gülüyor; uygun giden iklim şartları sayesinde bereketli topraklarda tam 13 bin tonluk bir gülçiçeği rekoltesi hedefleniyor. Keçiborlu ilçemize bağlı Ardıçlı köyünde pembe incilerimiz kendini göstermeye, tarlalar şenlenmeye başladı bile. Yaklaşık 5 bin fedakar üreticimizin ter döktüğü bu yoğun dönemin 15 Haziran tarihine kadar sürmesi öngörülüyor. Gülbirlik Müdürü İbrahim Işıdan da yaptığı açıklamada, hava şartlarının elverişli gitmesinin bu yılki 13 bin tonluk beklentiyi güçlendirdiğini müjdeliyor. Ancak bu coşkulu dönemde çok kritik bir kırmızı çizgimiz var: Çocuk işçi yasağı. Isparta Valiliği, 15 yaşından küçük çocukların gül bahçelerinde çalıştırılmasını kesin bir dille yasakladı. Sebebi ise hem yasal hem de küresel vizyonumuzla ilgili. Özellikle Avrupa Birliği pazarına yaptığımız devasa gül yağı ihracatı süreçlerinin sekteye uğramaması için sıfır çocuk işçiliği kuralına harfiyen uymak zorundayız. Aksi takdirde, göz bebeğimiz olan bu sektörün uluslararası arenadaki geleceği ciddi bir tehlikeye girebilir. Kurallara uymayıp 15 yaş altı çocukları bahçeye sokan ailelere, buna göz yuman tarla sahiplerine ve aracı olan kişilere acımak yok. Kabahatler Kanunu gereğince, tespit edilen her bir çocuk ve ihlal için ayrı ayrı ağır idari para cezaları kesilecek. Hem çocuklarımızın eğitim hakkını korumak hem de Isparta gülünün dünyadaki o temiz itibarını sürdürmek hepimizin boynunun borcu olmalı.




