Isparta’mızın bereketli topraklarında filizlenen ve tüm dünyaya yayılan o eşsiz gül kokusu, sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda nesilden nesile aktarılan büyük bir emeğin ve vizyonun simgesidir. Geçtiğimiz günlerde Kanal 32 ekranlarının sevilen programı Tarım Aktüel’de İsmail Altunbaş’ın konuğu olan Hasan Ali Kınacı’yı dinlerken bu gerçeği bir kez daha derinden hissettim. Sebat Gül Yağı Fabrikası’nın hikayesi, aslında Isparta’nın çalışkan insanının neler başarabileceğinin en canlı kanıtı. Düşünün ki, 1985 yılında merhum Hasan Kınacı’nın dualarla attığı o ilk temel, bugün torunları Hasan Ali ve Süleyman Kınacı’nın ellerinde küresel bir deve dönüşmüş durumda. 2005 yılında Türkiye’nin en büyük üreticisi unvanını almakla yetinmeyip, vizyonlarını sınırlarımızın ötesine taşımışlar. 2011’de Bulgaristan’da kurdukları tesisle Avrupa’ya açılırken, 2015’te Pakistan’da kurulan fabrikayla Asya’nın kalbine girmeyi başarmışlar. İşin en gurur verici yanı ise, Isparta’daki ana tesislerinde sadece gül yağı değil, tam 44 farklı uçucu yağ üreterek aromaterapi ve kozmetik dünyasına yön vermeleri. Bir makine mühendisi ve bir doktor kimyager iki kardeşin, dedelerinden devraldıkları bu mirası bilimle, teknolojiyle ve küresel bir vizyonla harmanlaması şehrimiz adına büyük bir şans. Bu toprakların kokusunu üç kıtaya taşıyan bu başarı öyküsü, yerel üreticilerimize de büyük bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Isparta’dan Dünyaya Yayılan Gül Kokusu: Üç Nesillik Büyük Başarı Hikayesi


