Türkiye Kamu-Sen Isparta İl Temsilcisi Hilmi Yılmaz’ın son açıklamaları, memur ve emeklilerin kanayan yarasına parmak basıyor. TÜİK’in açıkladığı temmuz ayı enflasyon verilerine göre, aylık bazda yüzde 1,78, yıllık bazda ise yüzde 31,75 bandına oturan hayat pahalılığı, vatandaşın cebindeki parayı adeta buharlaştırıyor. Yılmaz’ın altını çizdiği en çarpıcı detay ise, kamu çalışanları ve emeklilerine yapılan yüzde 7’lik maaş artışının daha ilk ay dolmadan dörtte birinin eriyip gitmesi oldu. Yani kaşıkla verilen zam, kepçeyle geri alınmaya başlandı bile. Isparta sokaklarında pazara çıkan, market alışverişi yapan her vatandaşın bizzat hissettiği bu acı tablo, aslında yıllardır süregelen yanlış bir döngünün sonucu. Yılmaz, haklı olarak enflasyon farkının bir zam olmadığını vurguluyor. Gerçekten de öyle; geriye dönük kayıpları telafi etmeye çalışmak, memurun refah seviyesini yükseltmiyor, sadece daha da yoksullaşmasının önüne geçmeye çalışan cılız bir kalkan görevi görüyor. Memurun milli gelirden pay alamadığı bir sistemde, her yeni güne düşen alım gücüyle uyanmak kader olmamalı. Kamu-Sen’in çözüm önerisi ise net: Sadece enflasyon farkıyla yetinilmeyen, üzerine ek zam ve refah payının eklendiği sürdürülebilir bir sistem kurulmalı. Hatta eşel mobil gibi, fiyat artışlarına anında tepki verebilen dinamik bir maaş politikası hayata geçirilmeli. Aksi takdirde, Isparta’daki kamu görevlisinden emeklisine kadar geniş bir kesim, her geçen gün fakirleşmeye devam edecek. Artık bu feryada kulak vermenin zamanı geldi de geçiyor.
Isparta’dan Enflasyon İsyanı: Memurun Zammı İlk Aydan Eridi




