Siyasetin cilvesi midir bilinmez ama bazen kendi dertlerinizi başkalarının dillendirdiğine şahit olursunuz. Tam da böyle düşündüren bir tablo, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kayıtlarına yansıdı. İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, kendi seçim bölgesinin dışına çıkarak komşu il Isparta’nın yıllardır kanayan yaralarını ardı ardına meclis gündemine taşıdı.
İlgili bakanlıklara yöneltilen soru önergelerine baktığımızda, yılan hikayesine dönen Dereboğazı Yolu ve Isparta-Burdur Dostluk Yolu projelerinin akıbetinin sorulduğunu görüyoruz. Dahası, sadece ulaşım değil; can çekişen Eğirdir Gölü’nün ekosistemi hakkında da adımlar atılmış. Bir Denizli vekilinin, Isparta’nın can damarı sayılan bu yatırımları bu denli yakından takip etmesi elbette takdire şayan bir durum.
Ancak madalyonun diğer yüzünde, kamuoyunun zihnini kurcalayan oldukça haklı ve sitemkar bir soru var: ‘Isparta’nın dertlerini neden Denizli vekili soruyor?’ Bir milletvekilinin tüm Türkiye’nin sorunlarıyla ilgilenmesi anayasal bir hak ve görevdir. Fakat Dereboğazı Yolu veya Eğirdir Gölü gibi kentin kaderini belirleyen hayati konuların, bizzat Isparta’yı temsil etmesi için seçilen siyasiler tarafından ne ölçüde sahiplenildiği artık ciddi bir tartışma konusudur.
Vatandaş haklı olarak, kendi oylarıyla meclise gönderdiği temsilcilerinin bu kronik sorunlar karşısında neden daha gür bir ses çıkarmadığını merak ediyor. Yasin Öztürk’ün attığı bu meclis adımı, aslında Isparta siyasetine tutulmuş dev bir aynadır. Umuyoruz ki bu ayna, kentin asıl sahiplerine ve yerel siyasetçilerine sorumluluklarını yeniden hatırlatmak için bir vesile olur.




