İnsanın doğup büyüdüğü toprakları terk etmesi, o toprakların insanın içinden sökülüp atıldığı anlamına gelmez. İstanbul’un o bitmek bilmeyen kaosunda, milyonlarca kalabalığın arasında bir akşam vakti memleket havası solumak paha biçilemez bir duygudur. Aynı yörenin türkülerine eşlik eden, aynı sıcak sofrayı paylaşan insanların gözlerindeki o memleket hasreti, aslında Isparta’nın ne kadar büyük bir manevi güce sahip olduğunun en net göstergesidir.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in bu yıl İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimiz için üçüncü kez düzenlediği buluşma, tam da bu derin aidiyet duygusuna hitap ediyor. Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda gerçekleşen bu etkinlik, klasik bir belediye faaliyetinin çok ötesine geçerek devasa bir gönül sofrasına dönüştü. Belediyecilik vizyonunun sadece beton dökmek, park yapmak veya asfalt yenilemek olmadığını; asıl meselenin insanları ortak bir sevda etrafında kenetlemek olduğunu bir kez daha gördük.
Gurbet ellerde memleket hasreti çeken bir Ispartalı, yarın bu şehrin turizmine, ekonomisine ve kültürel tanıtımına omuz verecek en büyük kültür elçisidir. Ankara’dan İzmir’e, Antalya’dan dünyanın dört bir yanına dağılmış koca bir Isparta ailesi var. Kilometrelerce uzakta olsalar da kalpleri memleket için atan bu insanları unutmamak, şehrin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Unutmayalım ki şehirler sadece binalarla değil, o şehre gönül veren insanların kurduğu görünmez bağlarla büyür ve yücelir.





