Isparta’nın ekonomik kalbi olan Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO), 2026 seçimleri öncesi oldukça iddialı bir vizyon çıkışına sahne oldu. Yıllardır kentin kanayan yarası olan kendi öz değerlerini markalaştıramama sorununa neşter vurmayı hedefleyen iş insanı Yunus Kababulut, değişimin ancak sağlam bir vizyonla başlayacağını vurgulayarak ITSO adaylığını resmen ilan etti.
Sıradan bir adaylık açıklamasının ötesinde adeta kentin ekonomik kurtuluş reçetesini sunan Kababulut’un manifestosunda çok net bir mesaj var: Gül bizim, elma bizim, mermer bizim ama kaymağını dünya markaları yiyor. İşte bu çarpık düzeni kökünden değiştirmek için yola çıkan Kababulut, çıraklıktan geldiği ticaret sahnesinde şimdi Isparta için direksiyona geçmek istiyor.
Peki, bu yeni dönem kente ne vaat ediyor? En başta klasik, sadece evrak veren bir oda anlayışının yıkılması planlanıyor. Bunun yerine yapay zeka ile entegre olmuş, dijitalleşmeyi merkeze alan ve e-ihracat ile Isparta esnafını küresel pazara taşıyan modern bir yapı hedefleniyor. Eğirdir ve Aksu gibi ilçelerin turizm potansiyelinden tutun da, Keçiborlu ve Gönen havzasının eşsiz kozmetik zenginliğine kadar her bir değer, Atabey merkezli organize sanayi hamleleriyle harmanlanacak.
En dikkat çekici hamlelerden biri de başkentte kurulması planlanan Ankara Danışmanlık Ofisi projesi. Isparta’nın bürokrasideki lobisini güçlendirecek bu adım, dev yatırımların kente çekilmesi için kritik bir köprü vazifesi görecek. 1970’li yıllarda Türkiye ihracatının yüzde onunu tek başına sırtlayan o efsanevi, üreten Isparta ruhunu yeniden diriltmek istediğini belirten Kababulut, Beyaz Liste ile kentin ticaretine yepyeni ve bembeyaz bir sayfa açmaya hazırlanıyor.







