Isparta’da kamu çalışanlarının nabzını tutan Türkiye Kamu-Sen, 34. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, İl Temsilcisi Hilmi Yılmaz bölgedeki tüm memur ve emekliler adına oldukça çarpıcı açıklamalara imza attı. Adeta bir manifestoyu andıran konuşmasında Yılmaz, sendikacılığı sadece masada yapılan bir kuruş pazarlığı olarak görmediklerini, devletin bekası ve memurun alın terini aynı potada eriten bir duruş sergilediklerini vurguladı.
Özellikle Temmuz ayında memur maaşlarına yapılacak zam öncesinde Isparta ve genelindeki ekonomik tabloya ayna tutan Yılmaz, artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında memurun cüzdanının her geçen gün eridiğine dikkat çekti. ‘Sadece enflasyon farkı vermek, memuru enflasyona ezdirmektir’ diyen Yılmaz, maaşların korunabilmesi için acilen refah payı verilmesi ve fiyat artışlarının anında maaşlara yansıyacağı eşel mobil sistemine geçilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi çağrısında bulunarak, maaş artışlarının vergi dilimleriyle buharlaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Yılmaz’ın değindiği bir diğer kanayan yara ise memur emeklilerinin durumu oldu. Çalışan memurlara verilen ilave ek ödemelerin emekli maaşlarına yansımaması nedeniyle, yıllarca devlete hizmet etmiş insanların büyük bir mağduriyet yaşadığının altını çizdi. Sadece Isparta değil, tüm Türkiye’deki kamu çalışanlarını yakından ilgilendiren 3600 ek göstergenin birinci dereceye gelen tüm memurlara verilmesi ve 4688 ile 657 sayılı kanunların günün şartlarına uygun, liyakat odaklı bir şekilde baştan aşağı yenilenmesi gerektiğini savundu.
Sözleşmeli ve güvencesiz çalıştırma modellerinin derhal son bulmasını talep eden Hilmi Yılmaz, asıl olanın kadrolu istihdam olduğunu belirterek, gerçek bir toplu sözleşme masası ve güçlü bir memur hakları savunusu için tüm kamu görevlilerini Türkiye Kamu-Sen çatısı altında birleşmeye davet etti. Bu güçlü çıkış, yerel ölçekte ve ulusal bazda kamu personelinin ekonomik hak arayışında yeni bir dönemin fitilini ateşleyecek gibi görünüyor.




