Tıp dünyası, kanserle mücadelede genetik faktörlerin belirleyici rolüne dikkat çekerek vatandaşları erken tanı konusunda uyarmaya devam ediyor. Aile öyküsünde kanser vakası bulunan bireylerin, standart tarama prosedürlerinden daha erken yaşlarda kontrollere başlaması gerektiği vurgulanıyor. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fatih Atuğ, genetik yatkınlığın hastalık riskini matematiksel olarak artırdığını ifade etti. Özellikle prostat kanseri özelinde konuşan Prof. Dr. Atuğ, birinci derece yakınları olan baba veya kardeşlerinde bu hastalık görülen kişilerin, normal bireylere kıyasla iki kat daha fazla risk altında olduğunu belirtti. Uzmanlar, herhangi bir ailevi risk taşımayan bireyler için genellikle 50 yaş ve sonrasında önerilen düzenli taramaların, risk grubundaki kişiler için 45 yaşına çekilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisine değinen sağlık otoriteleri, kişilerin genetik miraslarının farkında olmaları ve belirti göstermeyi beklemeden doktora başvurmaları gerektiğini hatırlatıyor. Düzenli check-up ve tarama testlerinin, hastalığın ilerlemeden kontrol altına alınmasındaki en büyük güç olduğu belirtiliyor.




