Dünya kozmetik sektörünün kalbinin attığı yer neresi diye sorsalar, aklınıza ilk olarak Fransa veya İsviçre gelebilir. Ancak o şatafatlı parfümlerin asıl sırrı, topraklarımızda, yani Isparta şehrinde gizli. Küresel gül yağı ve gül çiçeği ihtiyacının yüzde 65’ini tek başına sırtlayan Isparta, bugünlerde yine o eşsiz pembe örtüsüne büründü. Şehrimizde 2026 yılı gül hasadı, sabahın ilk ışıklarıyla tarlalara giren cefakar üreticilerimizin yoğun mesaisiyle başladı. Bu yıl sadece tarım ve ekonomi açısından değil, turizm açısından da oldukça hareketli bir sezon geçiriyoruz. Kılıç, Çeltikçi ve Güneykent gibi bölgelerde açan güller, yerli ve yabancı turistlerin de akınına uğruyor. Ziyaretçiler bu eşsiz manzaranın tadını çıkarırken, Gülbirlik Genel Müdürü İbrahim Işıdan’ın açıklamaları da üreticinin yüzünü güldürüyor. Havaların serin gitmesi sayesinde hasat döneminin uzadığını belirten Işıdan, bu yıl 13 bin ton civarında bereketli bir rekolte beklediklerini müjdeliyor. Peki, bu emeğin karşılığı ne? Geçtiğimiz yıl kilogramı tam 12 bin avro gibi dudak uçuklatan bir fiyattan alıcı bulan Isparta gül yağı, kelimenin tam anlamıyla pembe altın değerinde. Gülbirlik tarafından açıklanan 80 liralık taban fiyatın üzerine eklenecek kar payları, bölgedeki yaklaşık 6 bin ailenin en önemli geçim kaynağı. Almanya, Amerika ve Fransa gibi dev pazarların yanı sıra Çin pazarına yönelik katma değerli kozmetik ürün ihracatı hedefleri, şehrin vizyonunu da gözler önüne seriyor. Kozmetik ve parfümeri dünyası, bu topraklardan yükselen o eşsiz kokuya bir kez daha hayran kalmaya hazırlanıyor.




