Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin atama ve yer değiştirme işlemlerini düzenleyen yönetmeliği yeniledi. 9 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” ile öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülüklerinden hizmet puanlarına, mazeret tayinlerinden rotasyon uygulamasına kadar birçok konuda köklü değişikliklere gidildi.
Yeni yönetmelikte öne çıkan başlıklar şunlar:
- Aynı Okulda En Fazla 12 Yıl: Öğretmenler aynı eğitim kurumunda toplamda en fazla 12 yıl görev yapabilecek. Bu süreyi dolduranların tayinleri, hizmet puanı üstünlüğüne göre ilçe grupları içindeki ihtiyaç bulunan okullara yapılacak.+1
- Hizmet Puanlarında Artış: Destekleme ve Yetiştirme Kurslarında (DYK) görev alan, TÜBİTAK veya TÜBA projelerinde öğrencilere danışmanlık yapan ve ulusal/uluslararası yarışmalarda dereceye giren öğrencileri çalıştıran öğretmenlere ek hizmet puanları verilecek.+3
- Zorunlu Çalışma Yükümlülüğü: 16 Haziran 2023 tarihinden sonra göreve başlayan öğretmenler için zorunlu çalışma yükümlülüğü getirildi. Hizmet bölgelerine göre süreler; birinci bölgede 5-7 yıl, ikinci bölgede 4-6 yıl ve üçüncü bölgede 3-5 yıl olarak belirlendi.+2
- Mazeret Tayinleri: Aile birliği, sağlık ve can güvenliği mazeretlerine bağlı yer değiştirmeler yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılacak. Ancak sağlık ve can güvenliği mazeretlerinde dönem şartı aranmayacak.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı ve eğitim camiasında merakla beklenen “Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği”, 9 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak yapılan değişiklikler, sahadaki öğretmenlerin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. Yönetmelik, eğitimcilerin mali ve özlük haklarında herhangi bir iyileştirme içermezken; rotasyon, zorunlu hizmet ve tayin kısıtlamalarıyla yeni mağduriyet kapılarını araladı.
Eğitim sendikaları ve öğretmenler, yeni düzenlemenin “hak temelli” değil “yaptırım ve zorlama temelli” bir yaklaşımla hazırlandığını savunuyor. İşte tartışma yaratan o maddeler ve öğretmenleri bekleyen zorluklar:
12 Yılını Doldurana “Zorunlu Göç”: Düzenimiz Bozulacak Endişesi
Yönetmeliğin en çok tepki çeken maddesi, aynı okulda çalışma süresine getirilen kısıtlama oldu. Buna göre; aynı eğitim kurumunda toplam 12 yıl görev yapan öğretmenlerin yerleri, hizmet puanı üstünlüğüne göre ilçe grupları içinde değiştirilecek.
Bu madde, yıllardır aynı okulda kurum kültürü oluşturmuş, evini ve aile düzenini okuluna göre kurmuş binlerce öğretmen için “zorunlu göç” anlamına geliyor. Eğitimciler, bu uygulamanın başarıyı cezalandırmak olduğunu, öğretmenin motivasyonunu düşüreceğini ve kurulu düzenlerini altüst ederek hem ekonomik hem de sosyal bir travmaya yol açacağını belirtiyor. İsteğe bağlı yer değiştirme talepleri dahi zor karşılanırken, resen yapılacak bu atamaların “sürgün” niteliği taşıyabileceği endişesi hakim.
Genç Öğretmene “Zorunlu Hizmet” Prangası Geri Döndü
Yönetmelik, mesleğe yeni başlayan veya başlayacak olan öğretmenler için de katı kurallar getirdi. 16 Haziran 2023 tarihinden sonra göreve başlayan öğretmenler için zorunlu çalışma yükümlülüğü (doğu görevi) uygulaması yeniden ve daha kapsamlı şekilde tanımlandı.
Hizmet bölgelerine göre 3 ila 7 yıl arasında değişen bu zorunlu süreler, öğretmenlerin hayatlarını planlamasını zorlaştıracak. Özellikle ekonomik krizin ve kira sorununun had safhada olduğu bölgelerde, öğretmenleri teşvik edici (tazminat, lojman vb.) hiçbir iyileştirme yapılmadan sadece “zorunluluk” dayatılması, mesleğin cazibesini azaltan bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Hizmet Puanı Adaletsizliği: “Puan Avcılığı” Başlayacak
Bakanlık, TÜBİTAK/TÜBA projeleri, DYK kursları ve yarışmalar için öğretmenlere “ek hizmet puanı” verileceğini duyurdu. Ancak bu durum, okullar arasındaki imkan eşitsizliğini göz ardı ediyor.
Donanımlı fen liselerinde veya kolej imkanlarına sahip proje okullarında çalışan öğretmenler bu puanları kolayca toplayabilirken; imkansızlıklar içindeki köy okullarında veya kalabalık varoş okullarında çalışan öğretmenler bu yarışa “1-0 yenik” başlayacak. Bu sistemin öğretmeni asli işi olan dersten koparıp, sadece tayin olabilmek için “proje ve puan avcılığına” iteceği öngörülüyor.
Mazeret Tayinlerinde “Takvim” Engelli
Anayasal bir hak olan aile bütünlüğü ve sağlık mazereti tayinleri de “takvime” sıkıştırıldı. Yönetmeliğe göre aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmeler sadece yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılabilecek.
Öğretmenler, “Hastalık veya ailevi durumlar takvime göre gelişmez” diyerek tepkili. Dönem ortasında eşi başka şehre tayin olan veya acil ailevi durum yaşayan bir öğretmenin, ailesine kavuşmak için aylarca tatil dönemini beklemek zorunda bırakılması, insani durumların bürokrasiye kurban edilmesi olarak yorumlanıyor.
Özlük Haklarında “Sıfır” İyileştirme
9 Ocak 2026 tarihli yönetmelik, öğretmenin yer değiştirmesini zorlaştıran, çalışma şartlarını ağırlaştıran maddelerle dolu olmasına rağmen;
- Öğretmenlerin alım gücünün yükseltilmesi,
- Ek ders ücretlerinin artırılması,
- Öğretmene şiddete karşı yasal koruma,
- Kariyer basamaklarındaki adaletsizliklerin giderilmesi gibi temel “özlük hakları” konusunda tek bir satır dahi içermiyor.
Eğitimciler, “Bize sadece ödev ve zorunluluk yükleyen, ama haklarımızı vermeyen bu yönetmelik, öğretmenler odasındaki mutsuzluğu daha da artıracaktır” görüşünde birleşiyor.




