Bir kenti yaşanabilir kılan şey sadece belediyenin döktüğü asfalt veya diktiği ağaçlar değildir; asıl mesele o kentte yaşayanların ortak alanlara duyduğu saygıdır. Isparta’nın Bahçelievler Mahallesi’nde tam da bu saygının iflas ettiği anlara şahitlik ediyoruz. Mahallenin muhtarı Yasemin Bardak, yıllardır bitmek bilmeyen bir çevre duyarsızlığına karşı adeta tek başına bir savaş veriyor.
Düşünün ki, bir parkta oturup çekirdek çitliyorsunuz. Kabuklarını bir poşete dolduracak kadar sözde “bilinçlisiniz” ancak o poşeti çöpe atmak yerine fırlatıp gökyüzüne savuruyorsunuz! İşte muhtarın “Artık pes” dediği nokta tam olarak burası. İnsan aklının sınırlarını zorlayan bu vurdumduymazlık, yerel yöneticilerin temizlik çabalarını da tamamen anlamsız kılıyor. Çöp toplamakla görevli ekiplerin emeği, bir avuç duyarsız vatandaşın izah edilemez hareketleriyle hiçe sayılıyor.
Yasemin Bardak’ın feryadı aslında hepimizin kulağına küpe olması gereken cinsten. “Sizden temizlemenizi beklemiyoruz, sadece kirletmeyin” derken, bir resmi makam temsilcisinden ziyade, o mahallenin yaşananlardan utanç duyan bir sakini olarak sesleniyor. Sokaklar, parklar ve soluduğumuz hava kimsenin şahsi çöplüğü değil. Çevre bilinci gökten zembille inmeyecek; yaşadığımız çevreyi güzelleştirmek istiyorsak, önce kendi elimizdeki çöpten sorumlu olduğumuzu acilen hatırlamamız gerekiyor.




