Ortadoğu coğrafyasında sular bir türlü durulmuyor; bölgedeki güç savaşları her geçen gün yeni bir boyuta evriliyor. Son olarak İran cephesinden gelen sert açıklamalar, uluslararası arenada adeta soğuk duş etkisi yarattı. Tahran yönetimi, kendi topraklarına yönelik olası bir saldırıda parmağı olan tüm unsurları açıkça uyardı. Yapılan resmi değerlendirmelere göre, İran’a karşı düzenlenen operasyonlarda lojistik veya askeri destek sağlayan, özellikle Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt sınırları içerisinde konumlanmış Amerika Birleşik Devletleri askeri üsleri artık doğrudan ve meşru birer misilleme hedefi olarak kabul ediliyor. Küresel barışı derinden sarsan bu restleşme, sadece sınır komşularımızı değil, dünyadaki tüm diplomatik dengeleri altüst edebilecek potansiyele sahip. Savaş çanlarının bu denli yakından duyulduğu bir dönemde, bölgedeki tesislerin vurulma ihtimali bile piyasaları ve güvenlik stratejilerini baştan yazdıracak cinsten. Tahran’ın bu açık tehdidi, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını nasıl koruyacağı sorusunu gündeme getirirken, olası bir sıcak çatışmanın tüm Orta Doğu’yu ateşe atabileceği endişesi her zamankinden daha güçlü bir şekilde hissediliyor. İnsanlık olarak temennimiz diplomasi kanallarının açık kalması yönünde olsa da, sahadaki askeri hareketlilik ve sert söylemler maalesef aksini işaret ediyor.
Tahran’dan Açık Tehdit: Ortadoğu’daki ABD Üsleri Meşru Hedef




