Mehmet Ali Yılmaz Sezonu tüm hızıyla devam ederken, bordo-mavili ekip zirve yarışındaki kararlılığını ve inadını sürdürüyor. Ligde geride kalan 19 haftanın ardından oluşan puan tablosunda Galatasaray 46, Fenerbahçe 43 puan toplarken, Trabzonspor ise 41 puanla bu iki rakibini yakından takip ederek ilk üç sırayı paylaşıyor.
Fatih Tekke ve Ekibinin Büyük Başarısı
Teknik direktör Fatih Tekke’nin bizzat dile getirdiği “Tartışılır bir Trabzonspor’dan konuşulur bir Trabzonspor’a gelmek” hedefi, arka planda yürütülen büyük bir çalışma ve özverinin neticesi olarak sahaya yansıyor. Kadronun kilit isimlerinden Savic ve Visca’nın sakatlıkları, Onuachu ve Oulai’nin ise Afrika Kupası nedeniyle takımdan uzak kalmasına rağmen, Fatih Tekke ve ekibi bu zorlu süreci mevcut oyuncularla en az kayıpla atlatmayı başardı. Takımı ilk üç içerisinde tutabilmek, teknik heyetin hanesine yazılan önemli bir artı olarak dikkat çekiyor.
Takımın kilidini açan ustalar zaman zaman değişiyor; kimi maçlarda Muçi sorumluluk alırken, son oynanan Kasımpaşa mücadelesinde ise Zubkov yaptığı akıl dolu vuruşla takımını galibiyete taşıyan isim oldu.
Altyapı ve Yerli Oyuncu Tartışması
Son günlerde spor kamuoyunun gündeminden düşmeyen en önemli konulardan biri ise altyapı verimliliği. Bilindiği üzere, geçen sezon UEFA Gençlik Ligi Finali’nde dünya devi Barcelona ile karşılaşan başarılı bir Trabzonspor U19 takımı mevcuttu. Birçok önemli Avrupa kulübünü eleyerek finale kadar yükselen bu genç yeteneklerin neden A takım seviyesinde düşünülmediği sorusu sıkça soruluyor. Bu dertlenmenin temelinde ise takımda artık Trabzon kökenli oyuncuları geçtik, hiç yerli futbolcunun kalmaması yatıyor. Maç öncelerinde İstiklal Marşı okunurken sahaya çıkan miniklerin dışında marşımıza eşlik eden kimsenin olmaması, Trabzonspor’a gönül verenlerde vatan ve bayrak hassasiyeti üzerinden bir üzüntü yaratıyor.
Aidiyet Duygusu ve Gelecek Vizyonu
Madalyonun diğer yüzüne bakıldığında, Trabzonspor’da futbol oynamanın zorlukları da göze çarpıyor. Öncelik aidiyet duygusunda yatıyor. Başarıya ulaşmak, sadece futbolu sevmekten değil, çalışmayı çok sevmekten geçiyor. Ancak bu da tek başına yeterli değil; savunma oyuncularının hücuma katkı vermesi, hücum hattındakilerin ise savunmaya yardım etmesi gerekiyor. Özetle; gerçek bir takım olabilmek, sahada aynı dili konuşabilmekten geçiyor.
Transfer politikası ve kulübün mali yapısı konusunda ise Başkan Ertuğrul Doğan ve Fatih Tekke, tamamen kulübün çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Amaç borçsuz bir Trabzonspor yaratmak. Sahada çok koşan, mücadelesiyle konuşulan, paylaşımcı, pas hatası yapmayan ve dikine futbol oynayan bu genç ekiple yola devam ediliyor. Takımın benimsediği felsefe ise oldukça net: “Yenildiğinizde değil, umutlarınızı yitirdiğinizde kaybedersiniz.”




