Türkiye genelinde etkili olan şiddetli kuraklık ve yetersiz yağışlar, 2025 yılını su yönetimi açısından tarihi bir dönüm noktasına taşıdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, yağışların mevsim normallerinin yüzde 26 altında kalması ve artan buharlaşma etkisiyle barajlardaki doluluk oranları son 65 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Birleşmiş Milletler ve WWF-Türkiye raporları, ülkenin mevcut ‘su stresi’ yaşayan konumdan, 2030 yılı itibarıyla ‘su fakiri’ kategorisine geçme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki su arzı güvenliği kırmızı alarm veriyor.
Su idarelerinin Aralık 2025 itibarıyla paylaştığı güncel veriler, büyükşehirlerdeki tablonun ciddiyetini gözler önüne serdi. Bursa’da barajların ortalama doluluk oranı yüzde 0,54 ile tükenme noktasına gelirken, İzmir’in ana su kaynağı Tahtalı Barajı yüzde 0,97 seviyesine indi. Başkent Ankara’da toplam doluluk oranı yüzde 12,79 olarak görünse de, şebekeye verilebilecek ‘aktif kullanılabilir su’ miktarının kritik seviye olan yüzde 1,48’e düştüğü bildirildi. İstanbul’da ise baraj dolulukları son 10 yılın en düşük değeri olan yüzde 17,83’e geriledi. Kocaeli, Tekirdağ, Balıkesir, Hatay ve Konya gibi iller de su seviyelerinin kritik eşiğin altına indiği bölgeler arasında yer alıyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, yaşanan sürecin artık olağan bir kuraklık dalgası değil, bir ‘afet’ statüsünde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Yetkililer, beklenen yağışlar gelene kadar su tüketiminin radikal biçimde azaltılması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu kapsamda araç ve halı yıkama, bahçe sulama gibi faaliyetlerin durdurulması; evlerde ise duş sürelerinin kısaltılması ve su kaçaklarının onarılması gibi bireysel tasarruf önlemlerinin hayati önem taşıdığı belirtiliyor.




