Adalet sistemimizde sıklıkla eleştirilen ‘geciken adalet’ kavramı, Isparta’nın Yalvaç ilçesinde adeta tarih oluyor. Son dönemde art arda gelen emsal niteliğindeki hızlı yargı kararları, tüm Türkiye’ye umut veren bir tablo çiziyor.
Bunun en çarpıcı örneği, geçtiğimiz günlerde yaşandı. Bir çocuğa yönelik cinsel istismar gibi son derece hassas ve titizlikle yürütülmesi gereken bir davada, suçun işlenmesinden karar aşamasına kadar geçen süre bir ayı bile bulmadı. Normal şartlarda 300 gün sürmesi beklenen bu dosya, kurumlar arası kusursuz koordinasyon ve etkin soruşturma sayesinde ilk celsede karara bağlandı. Sanık, toplamda 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı ve adaletin tecellisi gecikmedi.
Yalvaç Adliyesi’nin bu ‘Sıfır Gecikmeli Yargı’ performansı sadece bu olayla da sınırlı değil. Alkollü araç kullanan sürücülere aynı gün içinde ceza kesilmesi ve oldukça kapsamlı bir belediye yolsuzluğu davasının sadece altı ayda 23 yılı aşan bir hapis cezasıyla sonuçlandırılması, buradaki sistemin tıkır tıkır işlediğinin en büyük kanıtı. Özellikle mağduriyetlerin yaşandığı hassas davalarda gösterilen bu hız, hukuka olan güveni tazelerken, darısı geciken tüm dosyaların başına dedirtiyor.

