Tarih, bazen unuttuğumuzu sandığımız anlarda kendini tüm ihtişamıyla yeniden hatırlatır. Tıpkı Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açan Malazgirt gibi, bu toprakların ebediyen Türk yurdu kalacağını tüm dünyaya haykıran Miryokefalon Zaferi de milli hafızamızın en derin köşelerinde yaşamaya devam ediyor. Sultan Alaaddin Keykubat’ın 1219 yılında başlattığı ancak son bir asırdır derin bir sessizliğe bürünen o kutlu anma geleneği, Isparta’nın Gelendost ilçesine bağlı Afşar Köyü’nde adeta küllerinden yeniden doğdu.
Cuma namazının huzur veren atmosferiyle birleşen dua programı, sıradan bir anma töreni olmanın çok ötesindeydi. Isparta Müftüsü Muharrem Biçer’in kıldırdığı namazın ardından semaya açılan eller; Anadolu’nun tapusunu kanlarıyla tescilleyen Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan ve kahraman ordusu için duaya durdu. Bu manevi buluşma, ecdadın mirasına sahip çıkma iradesinin en somut ve güçlü göstergesiydi.
Tarihi Afşar Camii’nin bahçesinde yankılanan konuşmalar ise ortak bir milli şuurun tezahürüydü. Akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri, bu eşsiz zaferin ‘İkinci Malazgirt’ olduğuna dikkat çekti. Özellikle SDÜ Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Karagöz’ün, Sultan II. Kılıçarslan’ın askeri dehasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz’daki stratejik aklıyla harmanlayan tespiti oldukça çarpıcıydı. Sivil toplum kuruluşları ve Isparta Vali Yardımcısı Dr. Halil İbrahim Ertekin’in de üzerine basarak vurguladığı gibi, artık en büyük hedef bu tarihi kırılma noktasının tıpkı Malazgirt gibi resmi devlet törenleriyle anılmasını sağlamak.
Etkinlikte sadece geçmiş yad edilmedi, tarihe vefa borcunu ödemek adına geleceğe dönük adımlar da konuşuldu. Milli Mücadele’nin sembol isimlerinden Hafız İbrahim Demiralay’ın köydeki bakımsız kalmış evinin restorasyonu için valilik makamından alınan sözler, günün en anlamlı detaylarından biriydi. Gelendost Belediyesi’nin kurduğu bereket sofrasıyla taçlanan bu özel gün, Anadolu insanının köklerine ve tarihine ne denli sıkı sıkıya bağlı olduğunu bir kez daha tüm dünyaya kanıtladı.
