Isparta’nın en köklü eğitim yuvalarından biri olan Mustafa Kaçıkoç Anadolu Lisesi’nde tam 15 aydır akıl almaz bir sessizlik hakim. Deprem riski taşıdığı gerekçesiyle alelacele boşaltılan okul binasında, aradan geçen bir buçuk yıla rağmen tek bir çivi bile çakılmamış olması, haklı olarak velilerin sabrını taşırdı. Çocuklarının eğitim hayatının belirsizliğe sürüklenmesini izlemek istemeyen aileler, çareyi Isparta Valiliği önünde seslerini duyurmakta buldu.
Meselenin asıl can sıkıcı boyutu ise yeni eğitim öğretim yılı için dayatılmaya çalışılan ‘öğlenci’ sistemi. Okul Aile Birliği Başkanı Rıfat Özkan’ın da altını çizdiği gibi, eğer o binaya dönülemiyorsa bari öğrencilere sabahçı olma hakkı tanınsın. Zira öğleden sonra başlayıp akşam karanlığında bitecek bir ders programı, zaten yerinden edilmiş gençlerin omuzlarına yepyeni bir lojistik ve psikolojik yük bindirecek.
Özellikle üniversite sınavı gibi kritik bir dönemeçte olan 12. sınıf öğrencileri için zaman adeta altın değerinde. Akşam saatlerine kadar okulda kalmak, dershane, etüt ve bireysel çalışma programlarını tamamen çökertecek. İşin bir de barınma ve ulaşım boyutu var; okulun pansiyonunda kalan 50 genç sabahları nerede vakit geçirecek? Köylerden gelen 18 öğrenci, akşamın zifiri karanlığında evlerine nasıl güvenle dönecek? Bu sorular henüz tatmin edici bir yanıt bulabilmiş değil.
Velilerin beklentisi son derece insani ve net: Isparta Valisi Abdullah Erin ve İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak’ın bu duruma acilen el atması gerekiyor. 15 aylık koca bir kayıp zaman diliminin ardından, güçlendirme yapılacaksa şeffaf bir takvim açıklanmalı; yapılmayacaksa da çocukların hayatını kabusa çevirmeyecek, sabahçı sistem gibi mantıklı alternatifler devreye sokulmalıdır. Eğitim, belirsizlikleri kaldıracak bir alan değildir.

