Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptaline yönelik açtığı davanın duruşması, geçtiğimiz hafta Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde bulunan mahkeme salonunda gerçekleştirildi.
İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen ve yürütmenin durdurulması istemini içeren kritik davada, İmamoğlu ve avukatlarının savunmalarının ardından söz sırası İstanbul Üniversitesi vekillerine geldi. Mahkemenin, merakla beklenen kararını ocak ayı sonuna kadar açıklaması öngörülüyor.
Üniversite Avukatından Dikkat Çeken Savunma
Duruşma esnasında Ekrem İmamoğlu ve hukuk ekibi, söz konusu diplomanın aradan geçen 35 yılın ardından “siyasi saiklerle gasp edildiğini” ileri sürerek, verilen iptal kararının geri alınmasını talep etti. Buna karşılık İstanbul Üniversitesi avukatları, diploma iptaline gerekçe olarak gösterilen “yokluk” ve “açık hata” koşulları üzerinde durdu.
Üniversite avukatının savunmasında “İdari yetkilerin bilerek yanlış kullanıldığı” iddiasını dile getirmesi ve ardından “Sayın İmamoğlu’nun doğrudan yaptığı bir eylemi belirtmiyoruz” ifadelerini kullanması davanın en dikkat çekici anlarından biri oldu.
Bu sözler üzerine savunma kürsüsüne gelen İmamoğlu, “Üniversitenin yaptığı bu iki savunmada ve dava dosyasında benim ismimin geçtiği tek bir kelime dahi bulunmuyor. Sunulan olumsuz örneklerin tamamı, benim yatay geçiş işlemimden sonraki süreçle alakalıdır. Bu durum utanç verici” diyerek tepkisini ortaya koydu.
“Telefonlarınız Çalacak, Mesajlar Gelecek”
Savunmasının ikinci bölümünde doğrudan mahkeme heyetine hitap eden İmamoğlu, yargı mensuplarının üzerinde oluşabilecek baskılara dikkat çekti. İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Biliyorum; telefonlar açılacaktır, mesajlar gelecektir. Geceleri uykunuz kaçacaktır. Ancak şunu unutmayın: Bir ömür boyu verdiğiniz bütün emek, bir tek kararla yok olabilir veya sizinle beraber ömür boyu gelebilir çünkü çok asil bir görevde bulunuyorsunuz.”
İmamoğlu’nun bu uyarısına yanıt veren mahkeme başkanı ise tarafsızlık vurgusu yaparak, “Biz, tarafsız ve vicdani kanaatimize göre karar vereceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Günday: İptal Kararı Hukuka Aykırı
Mahkemeden çıkacak karar beklenirken, idare hukuku uzmanı Prof. Dr. Metin Günday süreci Cumhuriyet’e değerlendirdi. Diplomanın iptal edilmesi işleminin başından beri hukuka aykırı olduğunu belirten Günday, üniversite avukatlarının duruşmadaki savunmalarının ve sundukları belgelerin iptal kararını güçlendirecek nitelikte olmadığını ifade etti.
İptal kararının pek çok açıdan sorunlu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günday, özellikle iki noktanın altını çizdi. Günday, “Bir işlem hangi tarihte yapılmış ise o tarihte yürürlükte olan hukuk kurallarına göre değerlendirilir. Bu işlemler, daha önce hangi mevzuat varsa ona göre yapılır. Buna dokunulması, bir hukuk devletinde mümkün değildir” dedi. Ayrıca Günday, fakülte tarafından bir yanlışlık yapılmış olsa bile, “hukuki güvenlik ilkesi” gereğince aradan 35 yıl geçtikten sonra işlemin iptal edilemeyeceğini savundu.
Gözler 16 Şubat’a Çevrildi
İdare mahkemesindeki davada ay sonuna kadar açıklanacak kararın ardından, dikkatler diplomayla ilgili diğer yargı sürecine yönelecek. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçundan yargılandığı ve hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasının istendiği dava da gündemdeki yerini koruyor. Söz konusu ceza davasına atanan yeni mahkeme başkanı, idare mahkemesinden çıkacak sonucun beklenmesi gerektiğine hükmederek duruşmayı 16 Şubat tarihine ertelemişti.




