Yüzyıllar öncesinden süzülüp gelen, dayanışmanın ve dürüstlüğün simgesi Ahilik geleneği, Isparta sokaklarında adeta yeniden canlanıyor. Esnafı sadece bir ‘satıcı’ değil, mahallenin belkemiği ve sosyal hayatın güvencesi olarak gören bu kadim felsefe, şehirde coşkuyla kutlanan Ahilik Haftası etkinlikleriyle bir kez daha kalplere dokundu.
Kutlamaların ruhuna yakışır şekilde, ilk durak 13. yüzyılda bu topraklara Ahilik tohumlarını eken Kasab-ı Cömert Şeyh Ahmet Efendi’nin türbesi oldu. Geçmişe sunulan bu vefanın ardından 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda resmi törenler gerçekleştirildi. Isparta Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Tural’ın törende altını çizdiği “Ben değil, biz kazanalım” felsefesi, aslında günümüz modern ekonomisinin unuttuğu ama en çok ihtiyaç duyduğu o sıcak mahalle kültürünün ta kendisiydi. Tural’ın “Esnaf güçlüyse, şehir güçlüdür” sözü, yerel kalkınmanın şifresini özetliyordu.
Günün en dikkat çekici ve anlamlı anlarından biri ise Isparta Valisi Abdullah Erin’e yapılan ziyarette yaşandı. Esnafla kurduğu samimi bağ nedeniyle “Ahi Babası” ilan edilen Vali Erin’e, geleneksel Ahilik kaftanı giydirildi. Bu sembolik an, devlet ile milletin, yöneten ile üretenin omuz omuza duruşunun en güzel karesiydi.
Etkinlikler sadece resmi makamlarla sınırlı kalmadı; sokağa, asıl sahibine, yani halka taştı. Çarşı pazar gezen protokol üyeleri esnafa gül dağıtırken, Kaymakkapı Meydanı’nda yankılanan mehter marşları ve ikram edilen Ahi lokması, Isparta halkına unutulmaz bir gün yaşattı. Görünen o ki, Ahilik sadece kitaplarda kalan bir tarih değil, Isparta’nın damarlarında akan canlı bir kültür olmaya devam ediyor.



