Isparta’nın bereketli toprakları ve elverişli coğrafyası, küçükbaş hayvancılık için adeta biçilmiş kaftan. Ancak bu büyük potansiyel, artan maliyetler ve kırsaldan kente göç dalgası yüzünden ciddi bir tehdit altında. Isparta Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın son açıklamaları, sektördeki kan kaybını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Yem fiyatlarındaki önlenemez yükseliş, enerji faturaları ve çoban bulamama sıkıntısı, üreticinin belini bükmüş durumda. Sarıdaş’ın da altını çizdiği gibi, kar marjlarının erimesi sektörü adeta çıkmaza sürüklüyor. Peki çözüm ne? Sadece hayvan sayısına bakarak verilen devlet desteklerinin artık bir kenara bırakılıp, doğrudan üretim maliyetlerine endeksli, verimliliği önceleyen yeni bir teşvik modeline geçilmesi şart. Fakat asıl tehlike çanları gençler için çalıyor. Şehrin ışıltılı hayatına kapılan genç nesil, köydeki zorlu mesaiyi ve düşük gelir güvencesini reddediyor. Eğer bu nesil kopuşu engellenemezse, Isparta’nın meraları tamamen sessizliğe bürünebilir. Gençleri yeniden üretime çekecek özel hibe programları, kırsal yaşamı cazip kılacak sosyal projeler ve modern tarım eğitimleri vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir. Unutmayalım ki, hayvancılık sadece bir geçim kaynağı değil, bölgemiz ve ülkemiz için stratejik bir güvenlik meselesidir.
Isparta’da Küçükbaş Hayvancılık Alarm Veriyor: Gençler Kaçıyor


