Isparta-IspartaGuncel.Com Isparta, Milli Mücadele yıllarında “işgale uğramamasına rağmen kendi ordusunu kurup cepheye koşan şehir” olarak tarihe geçmiştir. Bu onurlu duruşun arkasında ise çok güçlü karakterler ve Kuvayi Milliye ruhu vardır. Bu ruh öyle kuvvetli bir ruh ki vatan savunması için kendi servetlerinin yok olmasına üzülmemişlerdir bile… İşte ilk kahramanımız
Isparta’nın Demir Yumruğu Hafız İbrahim Demiralay
Tarih kitapları Milli Mücadele’yi anlatırken genellikle büyük kongrelerden ve düzenli ordunun zaferlerinden bahseder. Ancak o büyük zaferin harcı, yerel kahramanların döktüğü ter ve kanla karılmıştır. Isparta, fiilen işgale uğramamasına rağmen, işgalin acısını yüreğinde hissedip kendi evlatlarını cepheye gönderen nadir şehirlerden biridir. Bu ferasetin ve cesaretin mimarı ise şüphesiz Hafız İbrahim Demiralay‘dır.
Sadece bir din adamı değil, bir komutan, bir mebus ve bir halk önderi olan Hafız İbrahim’in hikayesi, aslında Isparta’nın kurtuluş hikayesidir.
Kürsüden Cepheye: Bir Liderin Doğuşu
1883 yılında Isparta’da doğan Hafız İbrahim, köklü bir ailenin evladıydı. Tahsilini medresede tamamlamış olsa da, o sadece dini ilimlerle yetinen biri değildi. Memleket meselelerine kafa yoran, ufku geniş, ateşli bir hatipti.
15 Mayıs 1919… İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edildiği o kara gün, haber Isparta’ya ulaştığında şehirde derin bir sessizlik değil, büyük bir öfke hakim oldu. O dönemde İtalyanların Antalya üzerinden Isparta’ya sızma girişimleri vardı. Şehir halkı iki ateş arasında kalmış gibiydi. İşte tam bu kaos ortamında, Hafız İbrahim, Şeyhülislam’ın “işgale sessiz kalın” fetvalarını elinin tersiyle itti. Isparta’nın en saygın isimlerini toplayarak **”Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”ni kurdu.
“Devlet Yoksa Biz Varız!”
Hafız İbrahim’in en büyük özelliği “bekle-gör” politikası gütmemesiydi. O dönemde devlet otoritesi zayıflamış, ordu dağıtılmıştı. O, tarihe geçecek şu hamleyi yaptı: “Demiralay”.
Kendi imkanlarıyla, Isparta’nın köylerinden, kasabalarından topladığı gönüllülerle kurduğu bu birlik, adını kurucusunun “Demir” gibi iradesinden alıyordu. Hafız İbrahim, sarığını çıkarıp kalpağını taktı; cübbesini çıkarıp fişekliklerini kuşandı. Isparta halkı, dişinden tırnağından artırdığı ne varsa Demiralay’a verdi. At, silah, erzak… Bu, topyekûn bir seferberlikti.
Demiralay, sadece bir milis gücü değildi. Disiplini ve inancıyla, Sarayköy ve Nazilli cephelerinde Yunan ordusuna karşı etten bir duvar ördü. Düzenli ordu kurulana kadar düşmanı oyalayan, yıpratan ve Anadolu’nun içlerine girmesini engelleyen en kritik güçlerden biri oldular.
Meclis’te Bir Ispartalı: 1. Dönem Milletvekilliği
Hafız İbrahim’in mücadelesi sadece cephede sürmedi. Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldığında, Isparta halkı onu vekili olarak Ankara’ya gönderdi. O, Birinci Meclis’in (1. TBMM) en aktif milletvekillerinden biriydi.
Ancak aklı hep cephedeydi. Meclis kayıtlarına geçen şu duruşu çok kıymetlidir: Milletvekili olmasına rağmen, izin alarak tekrar cepheye, askerlerinin, yani “kızanlarının” başına dönmüştür. Hem meclis kürsüsünde Isparta’nın hakkını savunmuş hem de siperde vatanı savunmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün takdirini kazanmış, Cumhuriyet’in ilanından sonra da hizmetlerine devam etmiştir.
Mirası ve Vefatı
Hafız İbrahim Demiralay, İstiklal Madalyası sahibi bir kahraman olarak 1939 yılında, 56 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ancak geride bıraktığı miras, bir madalyadan çok daha fazlasıdır.
O, Isparta’nın İtalyanlara teslim edilmemesinin, Yunan’ın Ege’de durdurulmasının ve Ispartalının “Biz bitti demeden bitmez” diyebilmesinin sembolüdür. Bugün Isparta’da huzur içinde yaşıyorsak, Demiralay sancaklarının gölgesindedir.
Hafız İbrahim Bey’i ve tüm Demiralay neferlerini rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Kutu Bilgi: Hafız İbrahim Demiralay Kimdir?
- Doğum: 1883, Isparta
- Ölüm: 1939, Isparta
- Görevi: Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı, Demiralay Komutanı, TBMM I., II., III., IV. ve V. Dönem Isparta Milletvekili.
- Önemi: Kendi servetini ve nüfuzunu Milli Mücadele için harcamış, yerel direnişi örgütlemiş ve düzenli orduya geçiş sürecinde kritik rol oynamıştır.
Yazar Notu: Bu yazı dizisi, Isparta’nın unutulmaz değerlerini genç kuşaklara aktarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bir sonraki yazımızda, Isparta’nın entelektüel direnişçisi Böcüzade Süleyman Sami’yi ele alacağız.




