Müzik dünyasında 1 Şubat 2026 tarihi itibarıyla vitrinlerde yerini alan albümler, dinleyicilere hem nostaljik bir yolculuk hem de yepyeni keşifler vaat ediyor. Bu haftanın öne çıkan yapımları arasında, kariyerinde önemli bir virajı başarıyla dönen Pinhani ve caz sahnesinin genç yeteneği Berkan Alpan bulunuyor.
Pinhani ile Plak Formatında Bir Nostalji: Zaman Beklemez
Müzik grupları için ikinci albümler, genellikle topluluğun geleceğini tayin eden en kritik dönemeçlerden biri olarak kabul edilir. 2006 yılında “İnandığım Masallar” albümüyle müzik piyasasına giriş yapan Pinhani için de takip eden süreç oldukça belirleyiciydi. İlk albümden iki yıl sonra dinleyiciyle buluşan “Zaman Beklemez”, grubun çıktığı yolda önünü açmış ve onların tek albümlük bir proje olmadıklarını kanıtlayarak, yıllara yayılacak başarılı bir kariyerin sinyallerini vermişti.
Albüm piyasaya sürülmeden önce, dönemin popüler televizyon dizisi Kavak Yelleri’nde “Bir Anda” ve “Ne Güzel Güldün” parçalarının çalınması, Pinhani’nin arkasına aldığı rüzgarı daha da kuvvetlendirmişti. Ancak albümün asıl gücü, sadece samimi şarkı sözlerinde değil, aynı zamanda düzenleme ve icraların ilk albüme kıyasla çok daha üst düzeyde olmasında yatıyordu. İlk dinleyişte kendini sevdiren parçalar, müzikal açıdan daha oturmuş ve köşeli bir sound ile sunulurken, özellikle üflemeli çalgılar ve etnik tınılarla zenginleştirilmişti.
Yılın en iyi albümlerinden biri olarak gösterilen bu çalışmada; Sinan Kaynakçı, Akın Eldes, Cem Aksel ve Demirhan Baylan‘dan oluşan kadroya, enstrümanlarında usta isimler eşlik etmişti. Bu isimler arasında Tanju Duru, Erkan Oğur, Serkan Çağrı, Hasan Gözetlik, Sunay Özgür, Yinon Muallem, Oğuz Büyükberber ve Can Ömer Uygan yer alıyordu. O dönemde CD formatında yayınlanan “Zaman Beklemez”, Piccatura/Kabakulak Records etiketiyle şimdi ilk kez plak formatında müzikseverlere sunuldu.
Genç Besteciden İlk Uzunçalar: Some Pieces of Myself
Müzik vitrininin diğer konuğu ise müzik yaşamına altı yaşında klasik gitarla başlayan, bunun yanı sıra bas ve trombon da çalan Berkan Alpan. Caz camiamızın yeni ve yetenekli bestecilerinden biri olan Alpan, Emre Tankal ve Selen Gülün ile gerçekleştirdiği çalışmalar ve yaptığı film müzikleriyle önemli bir tecrübe kazandı. Daha önce bir single ve bir EP yayınlayan sanatçı, şimdi tamamı kendisine ait yedi eserden oluşan 40 dakikalık ilk albümü “Some Pieces of Myself” ile karşımızda.
Lin Records etiketiyle yayınlanan albümün ECM ilhamlı, siyah-beyaz flu kapak fotoğrafı, içerikteki müzikal atmosfer hakkında ipuçları veriyor. Berkan Alpan’ın enstrümantal besteleri dinleyiciye adeta hikayeler anlatıyor. İcralarda enstrümanların hüneri ile genel sound arasında güçlü bir denge kurulurken, aradan sıyrılan izlenimci ifadeler dikkat çekiyor.
Egosuz ve Demokratik Bir Buluşma
Albümün ritim bölümü Amerikalı müzisyenlere emanet edilmiş durumda; piyanoda Ben Cook, kontrbasta Greg Loughman ve davulda Austin McMahon yer alıyor. Bu ekibe tenor saksofonda Engin Recepoğulları ve trompette Barış Doğukan Yazıcı eşlik ediyor. Zaman zaman trio, zaman zaman da quartet/quintet formatında performans sergileyen ekip, egosuz bir birliktelik sunuyor. Berkan Alpan, projenin sahibi olmasına rağmen “dükkan benim” tavrına girmeyerek tüm müzisyenlere demokratik bir alan açıyor ve kendisi de diğerlerinden daha fazla öne çıkmıyor. “Some Pieces of Myself”, dijital platformların yanı sıra plak formatında da dinleyiciyle buluştu.



