İnternet platformlarında yayımlanan inşaat ve konut ilanları üzerinden, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan çok sayıda vatandaşın tuzağa düşürüldüğü iddia edildi. Savcılık makamlarına sunulan şikayet dilekçeleri ve mahkeme kayıtlarına giren bilgilere göre, mağduriyetler genellikle cazip tekliflerle başlıyor.
“Anahtar Teslim” Vaadiyle Kandırıyorlar
Dosyalara yansıyan iddialara göre mağdurlar; kendilerine sunulan “anahtar teslim” ve “prefabrik ev” gibi vaatlerle ikna ediliyor. Vatandaşlara güven vermek amacıyla resmi görünümlü sözleşmeler imzalatılıyor ve bu sayede yüksek meblağlarda ödemeler alınıyor. Ancak paranın tahsil edilmesinin ardından taahhüt edilen inşaat işleri ya hiç başlatılmıyor ya da göz boyamak amacıyla göstermelik bir çalışma yapılarak yarım bırakılıyor.
“Bizi Çok Düzgün Karşıladılar”
Süreçle ilgili konuşan mağdurlardan M.A., olayın internette gördüğü bir ilanla başladığını belirtti. Cumhuriyet’e verdiği demeçte, telefon görüşmesinin ardından yüz yüze görüşmek için bir ofise davet edildiklerini aktaran M.A., yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Bizi çok düzgün karşıladılar. Evle ilgili sunum yaptılar, istediğimiz projeye göre anlatımda bulundular. İmzalı ve kaşeli şekilde anlaşma yaptık ve parayı gönderdik.”
Ofis Saatlik Kiralanmış
Ödemeyi yaptıktan bir süre sonra karşı tarafla iletişimin koptuğunu belirten M.A., ofise gittiğinde acı gerçekle karşılaştı. Görüşme yaptıkları yerin aslında saatlik olarak kiralanan bir ofis olduğunu öğrenen M.A., savcılığa giderek suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti. Mağdur vatandaş, kendisi gibi aynı yöntemle dolandırılan çok sayıda kişinin daha olduğunu vurguladı.
Yasal Boşluklardan Faydalanıyorlar
Farklı illerde açılan dava dosyaları incelendiğinde, yaşanan olayların kurgusunun büyük ölçüde benzerlik gösterdiği ortaya çıkıyor. Savcılık tutanaklarına yansıyan bilgilere göre; mağdurlardan yüksek ödemeler alındıktan sonra işlerin kasıtlı olarak yarım bırakıldığı veya hiç yapılmadığı belirtiliyor. Şüphelilerin bu yöntemi kullanarak süreci bilinçli şekilde uzattığı ve mağdurları uzun sürecek dava süreçlerine mecbur bırakarak yıldırmaya çalıştığı öne sürülüyor.








