SİLİVRİ’DEN CHP’YE “BÜYÜK REFORM VE İKTİDAR” ÇAĞRISI
İSTANBUL – Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) örgütüne ve genel başkanına hitaben gönderdiği mesajda, Türkiye’nin içinde bulunduğu krizlere dikkat çekerek büyük bir reform hamlesi çağrısında bulundu.
İmamoğlu mesajında, Türkiye’nin demokrasi, ekonomi, bürokrasi, adalet ve eğitim sisteminin çöktüğünü, cezaevlerinin siyasetçiler, aydınlar ve gazetecilerle dolu olduğunu belirtti. Ülkenin durumunu Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki ve Kurtuluş Savaşı yıllarındaki tarihi eşiklere benzeten İmamoğlu, “Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bekası için büyük bir reform hamlesi yapmamız gerekiyor. Bu büyük reform hamlesini yapabilmek için de bu iktidarı değiştirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Değişim Süreci Bizi Birinci Parti Yaptı” 2023 yılında başlatılan değişim sürecinin 2024 yerel seçimlerinde partiye büyük başarı getirdiğini vurgulayan İmamoğlu, CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi konumuna ulaştığını hatırlattı. Halkın partiye güven duyduğunu belirten İmamoğlu, bu güvenin arkasında CHP’li belediyelerin dar gelirlileri koruması ve şehirlerin yağmalanmasına izin vermemesi olduğunu söyledi.
Asgari Ücret Tutarında Temel Vatandaşlık Geliri Vaadi İmamoğlu, CHP’nin hazırlayacağı icraat programının merkezinde adalet, liyakat ve üretim ekonomisinin olması gerektiğini ifade etti. Yeni iktidar programında her eve en az bir asgari ücret tutarında temel vatandaşlık geliri sağlanması, devlet okullarında eğitimin tamamen ücretsiz ve nitelikli hale getirilmesi, çocukların okullarda aç kalmaması gibi vaatlerin öne çıkarılmasını istedi. Ayrıca, dış borca dayalı değil verimliliği ve üretimi artıran yeni bir ekonomi modelinin gerekliliğine dikkat çekti.
Mesajını, partisinin Türkiye’yi felaketlerden koruyacağına olan inancıyla sonlandıran İmamoğlu, “Bu ülke bizim. 86 milyon insanın, bir kişinin değil. Millet herkesten büyük” diyerek partililere başarılar diledi.
İmamoğlu’nun bahsettiği üretim ekonomisi modeli neleri kapsıyor?
Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasının tam metni şöyle
Kıymetli genel başkanım, sevgili yol arkadaşlarım, sevgili Cumhuriyet Halk Partililer. Partimizin milletle birlikte milletin emrinde buluşmasını Silivri zindanından saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Kıymetli yol arkadaşlarım, ülke tarihinin en zor günlerinde, yakın tarihimizin en boğucu zamanlarındayız. Demokrasimiz, ekonomimiz, bürokrasimiz, adalet ve eğitim sistemimiz çökmüş durumda. Ülkenin en değerli kurumları, en önemli makamları sadakatten başka bir özelliği olmayanlara, bir avuç ehliyetsize teslim edilmiş. Cezaevleri siyasetçiler, belediye başkanları, gazeteciler, aydınlar, öğrencilerle dolu. Kimse ağzını açmasın isteniyor. Çalışanlar yoksulluğa, emekliler açlığa mahkum. Küçük bir azınlık servetine servet katarken gençlerimiz işsiz, çocuklarımız ümitsiz. Kimse yarın bugünden iyi olacak diyemiyor. Şehirlerimiz, mahallelerimiz çetelere, uyuşturucu kaçakçılarına teslim edilmiş. Sokaklarımızda her gün kadınlar, çocuklar öldürülüyor.
Sevgili kardeşlerim, ülkemiz gerçek bir yol ayrımında. Daha önce de birçok kez olduğu gibi, 19. yüzyılın başında Osmanlı Devleti’nin eski haliyle devam edemeyeceği belli olunca da bir yol ayrımına gelmiştik. Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıktığımızda da her iki yol ayrımında da büyük hamleler yapmış, ülkemizi daha büyük felaketlerden korumuştuk. Osmanlı Devleti’nin eski haliyle devam edemeyeceği belli olunca Tanzimat fermanını ilan etmiş, Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıktığımızdaysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşımızı verip Cumhuriyeti kurmuştuk. Her iki eşikten de büyük reformlar yaparak geçtik. Ülkemiz bugün yine büyük bir yol ayrımında. Yine büyük bir reform hamlesine ihtiyacımız var. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bekası için, değişen uluslararası düzende ülkemize yakışan bir yer bulabilmek için büyük bir reform hamlesi yapmamız gerekiyor. Bu büyük reform hamlesini yapabilmek için de bu iktidarı değiştirmemiz gerekiyor.
Kıymetli kardeşlerim, ülkemizin kuvvetle ihtiyaç duyduğu reform hamlesini ancak biz yapabiliriz. Ülkenin makus talihini 100 yıl önce olduğu gibi ancak Cumhuriyet Halk Partisi değiştirebilir. Yeter ki biz yolumuzdan ayrılmayalım. Yeter ki 2023’te başlattığımız değişim yolundan sapmayalım. Değişim sürecini devam ettirip geliştirelim. Değişimin başarı getirdiğini 2024’te gördük. 2024’te başardık, çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ni herkesin partisi yaptık. 2024’te başardık, çünkü Türkiye’yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin daha iyi yönetebileceğini gösterdik. 2024’te başardık, çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ni ülkemizin demokrat, kapsayıcı, icraatçı ve liyakatli kadrolarının adresi haline getirdik. 2024’te başardık, çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ni herkesin inancının, dilinin, kılığının, kıyafetinin, yaşam tarzının güvencesi haline getirdik.
Sevgili yol arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi bugün Türkiye’nin 1. partisi. Birinci partiyiz çünkü milletimiz bize güven duyuyor. 19 Mart’ta başlatılan kuşatma girişimine karşı genel başkanımız da örgütümüz de dimdik ayakta durduğumuz, kuşatmaya teslim olmadığımız için bize güven duyuyor. Şehirlerimizi yağmalatmadığımız, belediyeleri daha iyi yönettiğimiz için bize güven duyuyor. Belediyelerimiz dar gelirliyi, yoksulu, kadını, çocuğu, genci koruduğu için, kimseyi arkada bırakmadığımız için bize güven duyuyor. Şehirlerimiz gibi ülkemizi de daha iyi yönetebileceğimize inandığı için bize güven duyuyor. Bunun için arzumuz da enerjimiz de fikrimiz de var, kadromuz da olduğu için bize güven duyuyor.
Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı aday ofisi olarak genel başkanımızın liderliğiyle, bütün kadrolarımızla, enerjimizle, vizyonumuzla bu güveni hak etme zamanı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim olmayacağını, Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim alınamayacağını gösterme zamanı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’yi akılla, bilimle, istişareyle, uzmanlıkla, liyakatle yönetmeye hazır olduğunu gösterme zamanı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük reform hamlesini yapmaya hazır olduğunu gösterme zamanı.
Sevgili yol arkadaşlarım, vatandaşlarımızın karşısına öyle bir icraat programı ve kadroyla çıkalım ki, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında devletin adalet ve liyakatle yönetileceğini, toplumun kutuplaştırılmayıp kucaklaştırılacağını, herkesin makbul herkesin muteber olacağını, milletin huzurlu ve müreffeh, vatandaşların eşit ve özgür olacağını, refahı adil dağıtacağımızı, imkanlarda eşit olup kimseyi arkada bırakmayacağımızı, sokaklarımızın güvenli, kadınların ve çocukların emniyet içinde olacağını gösterelim.
Öyle öneriler ve projelerle ortaya çıkalım ki, üretim ekonomisine döneceğimizi, ekonomik büyümemizi dış borçla değil verimliliği arttırarak, arzı büyüterek gerçekleştireceğimizi gösterelim. Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkalım ki, Anadolu kalkınma yolunu inşa ederek ülkemizi uluslararası ticaretin geçiş noktası yapacağımızı, gıda fiyatlarını düşürerek köylerimizi şenlendireceğimizi, bölgelerimiz arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracağımızı, ulusal refahı ülkenin dört bir yanına yayacağımızı gösterelim.
Öyle bir icraat programıyla ortaya çıkalım ki, parasız eğitimi nitelikli, nitelikli eğitimi parasız yapacağımızı, devlet okullarını ülkenin en iyi okulları yapacağımızı, çocuklarımızın okula aç gitmeyeceğini, okulda aç kalmayacağını, temel vatandaşlık geliriyle her eve en az bir asgari ücret tutarında para gireceğini, herkesin başını sokacak bir ev bulacağını, gençlere iş bulup işe yarar eğitim vereceğimizi gösterelim.
Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkalım ki, ülkeyi yerinden yöneteceğimizi, şehirlerimizi dayanıklı, şehirlerimizde hayatı güvenli, ferah ve ucuz kılacağımızı gösterelim. Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkalım ki, ülkemizin bu adaletsiz, ceberrut, kibirli yöneticilere, bu yoksunluk ve sefalete, bu iş bilmezliğe, bu beceriksizliğe, bu israf ve görgüsüzlüğe mahkum olmadığını gösterelim.
Öyle bir programla ortaya çıkalım ki, vatandaşlarımız iktidarımızda ülkemizin güvende olacağına inansın, güvensin. Tehditlere karşı güçlü bir devlete sahip olacağımıza, devletin vatandaşları felaketlerden, krizlerden koruyacağına inansın, güvensin. Ülkemizin zenginliğinden adil pay alacağına, geçim derdinin sona ereceğine inansın, güvensin. Adil bir ülkede huzurla ve özgürce yaşayacağına inansın, güvensin. Adil ve demokratik bir siyasi rekabet ortamında iradesini özgürce sandığa yansıtacağına inansın, güvensin. Hayatının daha iyi, daha mutlu, daha umutlu olacağına inansın, güvensin.
Sevgili yoldaşlarım, yol arkadaşlarım, sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır. Ancak biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Zor günlerin, zor zamanların partisiyiz. Nasıl ki Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından bu ülkeyi ayağa kaldırıp cumhuriyeti kurduysak, nasıl ki az zamanda çok iş başarıp genç Türkiye Cumhuriyeti’ne dünyada saygın bir yer kazandırdıysak, nasıl ki I. Dünya Savaşı’ndan sonra ülkeyi çok partili sisteme geçirdiysek bugün de ülkemizi daha güçlü, daha huzurlu ve daha mutlu kılmak için gereken büyük reformları biz yapabiliriz.
Sevgili yol arkadaşlarım, milletle birlikte milletin emrinde buluşmamızı bu duygularla, bu kuvvetli inançla selamlıyor, hepinize üstün başarılar diliyorum. Allah yardımcımız olsun. Ekrem İmamoğlu, Silivri zindanı. Bu ülke bizim. Bizim, bu memleketin her nimeti bizim. 86 milyon insanın, bir kişinin değil. Millet herkesten büyük.







