Akıllı telefonlardan modern tıbbi cihazlara, bilgisayarlardan dev sunuculara kadar teknolojinin her alanında hayati bir öneme sahip olan RAM (Rastgele Erişimli Hafıza) belleklerde yaşanan fiyat artışları küresel bir krize dönüşüyor. Ekim 2025 tarihinden itibaren fiyatların iki kattan fazla artış göstermesi, teknoloji dünyasında endişe yaratıyor. Küresel arzın, elektronik cihazlardaki yoğun talebe yetişememesi sonucu ortaya çıkan bu darboğazın tüketiciye yansımaları ise merak konusu. Konuyu Cumhuriyet’e değerlendiren TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı Cem Nuri Aldaş, krizin nedenlerini ve alınması gereken önlemleri detaylandırdı.
Yapay Zeka ve Teknoloji Devlerinin Etkisi
Krizin perde arkasındaki temel sebebin yapay zeka teknolojilerine olan aşırı ilgi olduğunu belirten Aldaş, sorunun kaynağını şu sözlerle açıkladı:
“Bu krizin en büyük nedeni, yapay zeka sunucularının klasik bilgisayarlardan çok daha fazla yüksek bant genişlikli bellek gereksiniminin olması, buna ek olarak büyük teknoloji firmalarının yapay zeka altyapı projeleri için üreticilerin bellek üretim kapasitesinin önemli bir kısmını rezerve etmesidir.”
“Tüketici Mağdur Oluyor, Süreç 2027’ye Kadar Uzayabilir”
Arz sıkıntısının bellek fiyatlarını her geçen gün yukarı çektiğini vurgulayan Aldaş, yeni yatırımların kısa vadede çözüm olmayacağına dikkat çekti. Aldaş, bu durumun tüketici elektroniğine yansıması hakkında şu öngörüde bulundu:
“Yeni yatırım planlarının hayata geçirilmesinin etkilerinin ancak önümüzdeki yıllarda gözleneceği tahmin edilmektedir. Bu artışın, bilgisayar ve telefon başta olmak üzere tüm elektronik cihazların tüketici fiyatlarında yansıyacağı, bu durumun 2027 yılı ortalarına kadar devam edeceği öngörülüyor.”
Sıradan vatandaşın, kendi yaratmadığı bir krizin faturasını ödediğini belirten Aldaş, yaşanan mağduriyeti şöyle özetledi:
“Burada vurgulanması gereken konu, sıradan tüketicinin neden olmadığı bir krizin mağduru olması, kaliteli teknolojik ürünlere çok daha fazla bedel ödeyerek sahip olmak zorunda kalması veya alt düzey donanımlara satın alarak uygulamaların kapanması, yeni uygulamaların hiç çalışmaması ya da düşük performansla çalışması gibi pratik sorunlarla yüz yüze gelmesidir.”
İşletmeler ve Eğitim Sistemi Tehdit Altında
Krizin sadece bireysel kullanıcıları değil, KOBİ’leri ve eğitim sektörünü de vurduğunu ifade eden Cem Nuri Aldaş, işletmelerin ve üniversitelerin yaşadığı zorlukları şu ifadelerle dile getirdi:
“Üretim Kaynak Planlaması (ERP), Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) ve İş Zekası (BI) gibi etkinlik artışını sağlayacak uygulamalara ilişkin yatırımlar ertelenmektedir, bulut tabanlı uygulamalar tercih edildiğinde bulut sağlayıcılar yükselen maliyetlerini doğrudan müşterilerine yansıtmaktadır.”
Eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin derinleştiğine dikkat çeken Aldaş, şunları ekledi:
“Üniversitelerde verilen eğitimin artık vazgeçilmez unsurları haline gelen yapay zeka, veri analizi, benzetim gibi uygulamaların üzerinde çalışacağı altyapılar yenilenmemekte, öğrenciler bu olanaklardan yoksun olarak yetişmektedir. Sonuç olarak, hem yurttaşlar arasında hem de kurumlar arasındaki sayısal uçurumu büyümekte, teknolojiye erişimin gelirle bağlantısını derinleşmekte; geniş kesimler kaliteli donanımların ve altyapıların sağladığı olanaklardan yoksun kalmaktadır.”
Çözüm İçin Kamusal Önlem Paketi
Yaşanan darboğaza karşı kamunun acil önlemler almesi gerektiğini savunan Aldaş, krizin etkilerini hafifletecek önerilerini maddeler halinde sıraladı:
• “Kamusal uygulamaların; yurttaşların yeni teknoloji edinmelerini gerektirmeyecek şekilde tasarlanması ve geliştirilmesi konusunda çerçeve belirlenmeli ve uygulamaya geçirilmelidir.
• Teknolojik alımlarda, ulusal çerçeve sözleşmelerle toplu alım gücü kullanılarak fiyat avantajı elde edilmeli, özellikle kamu eğitim kurumları için paylaşımlı yüksek donanımlı cihaz havuzları oluşturulmalıdır. Yerli üretim, montaj ve entegrasyon için teşvikler yaygınlaşmalı; kamu alımları bu kapsamda değerlendirilmelidir.
• Bulut alanında belli teknolojilerine bağımlılığın azaltılması için özellikle Eğitim, AR&GE, Sağlık ve diğer kamusal alanlarda görev alan kurum ve bireylerin kullanımı için bir Kamu Bulutu oluşturulması gündeme alınmalıdır.
• Kamu destekli AI (Yapay zeka) projelerinde; model boyutu sınırları, verimlilik kriterleri belirlenmeli, daha küçük ama yaygın modeller tercih edilmelidir.
• Yukarıda belirtilen politikaların geliştirilmesinde Bilgisayar Mühendisleri Odası başta olmak üzere alanla ilişkili mesleki örgütlenmelerden destek alınmalı, uygulanması ve denetiminde meslektaşlarımıza aktif görev verilmelidir.”




