Artvin Adliyesi’nde Reşit Kibar cinayetiyle ilgili davanın dördüncü duruşması gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti, tarafları dinledikten sonra davanın bir sonraki celsesini 13 Mayıs tarihine erteledi. Duruşmada alınan kararlar ve reddedilen talepler ise tartışmalara neden oldu.
Tutuklama Talebine Ret, Adli Kontrol Kararı
Mahkeme, cinayet silahının sahibi olduğu belirtilen Fikret Merttürk hakkındaki tutuklama talebini reddetti. Merttürk için mevcut yurt dışına çıkış yasağına ek olarak, haftada bir imza atma şartıyla adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Olayın azmettiricisi oldukları iddia edilen Yunus ve Eşref Merttürk ile ilgili süreçte ise HTS kayıtlarının detaylı incelenmesi ve şahısların tanık sıfatıyla dinlenmesinin ardından suç duyurusu talebinin değerlendirileceği ifade edildi. Öte yandan, katil zanlısı Muhammed Ustabaş‘ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
“Cinayet Tasarlanarak İşlendi”
Duruşma sonrası hukuki süreci değerlendiren Reşit Kibar’ın avukatı Haktan Özkan, dosyaya giren yeni verilerin iddialarını doğruladığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Dosyaya ilişkin olarak ilk gün ne söylediysek, bugün de hepsinin doğru olduğu bir kez daha ispatlandı. 3 Eylül tarihinde köylüler ve müvekkillerimiz bu cinayetin yalnızca Muhammed Ustabaş tarafından işlenmediğini; Fikret Merttürk’ün azmettirici olduğunu, Yunus ve Eşref Merttürk’ün de azmettiriciler arasında yer aldığını ifade etmişti. Ancak savcı başta olmak üzere yargı mekanizması bu iddiaların peşine düşmedi.”
Avukat Özkan, telefon kayıtlarının cinayetin planlı olduğunu gösterdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün dosyaya giren telefon görüşme kayıtları ve diğer veriler, ilk gün söylediklerimizin birebir doğru olduğunu ortaya koydu. Olay anında yapılan telefon görüşmeleri, cinayeti kimlerin azmettirdiğini açıkça göstermektedir. Bu dosyada sanık sayısı bir değildir ve cinayet tasarlanarak işlenmiştir. Ayrıca gerekli güvenlik önlemlerini almayan ve bu cinayetin önünü açan kamu görevlileri hakkında da suç duyurusunda bulunulması gerektiğini ifade ettik. Ancak bu talebimiz reddedildi. Yunus ve Eşref Merttürk’ün tanık değil sanık olarak yargılanması gerekir. Fikret Merttürk’ün tutuklanmaması ise adaletin ihlalidir. Adli kontrol kararı yetersizdir. Tutuklanması için tüm hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz. Bir sonraki celsede de aynı kararlılıkla burada olacağız.”
Halkevleri: Adaleti Mücadeleyle Kazanacağız
Karara tepki gösteren Halkevleri temsilcisi Uğur Karakuş ise duruşma çıkışında şu açıklamayı yaptı:
“Onlarca argümanımıza rağmen Fikret Merttürk yine tutuklanmadı. Avukatlarımızın ispatlarına rağmen Yunus Merttürk’ün bu işin başında olduğuna dair iddialarımızla ilgili herhangi bir işlem yapılmadı. Bizler ilk gün söylediğimiz yerdeyiz. Adaleti buradan, mücadele ederek kazanacağız. Buna olan inancımız her geçen gün büyüyor. Bugün İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den ve Türkiye’nin dört bir yanından arkadaşlarımız temsilen geldiler; bizi ve aileyi yalnız bırakmadılar. Yaşam savunmasını yalnız bırakmadılar. Bir kez daha teşekkür ediyoruz.”
Ailelerden Ortak Ses: “Tek İsteğimiz Adalet”
Duruşmaya katılarak aileye destek veren öldürülen gazeteci Hakan Tosun’un ablası Özlem Tosun, çevre ve yaşam savunucularının hedef alındığını belirterek şöyle konuştu:
“Çevre mücadelesi veren, yaşam hakkı savunucusu gazeteci Hakan Tosun, tıpkı Reşit Kibar gibi bu doğayı ve toprakları savunmak için yaşadı. Ancak yaşam hakkı elinden alındı. Bugün Reşit, Hakan ve adını sayamadığımız binlercesi için buradayız. Tek istediğimiz şey adalet. Bu topraklarda insanca yaşamak istiyoruz. Adalete ulaşmak bu kadar zor olmamalı.”
Son olarak söz alan Reşit Kibar’ın kardeşi Şükrü Kibar, avukatların çabasına dikkat çekerek kararlılık mesajı verdi:
“Avukatlarımıza teşekkür ediyorum. Artık biz bir aileyiz. Savunmalarını, kendi ailelerinden birini kaybetmiş gibi yapıyorlar. Deliller ortadayken Fikret’in hâlâ tutuklanmaması, adalet sisteminin geldiği durumu gösteriyor. Biz bu adaletsizliğe karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Korkmuyoruz, çekinmiyoruz.”




